porn cartoon
porn cartoons
cartoon porn games

No: 089, Août - Ağustos - August 2017

poème || şiir || poem

poème || şiir || poem (103)

[Bu, annemin, 1928 doğumlu şair, ressam Fatma Süzme Afyonlu’nun en az elli yıl önceden kalma bir şiiri - Mustafa Ziyalan]


Havva soyundanım, eksiğim yok,

Bileğim ince.

Kafam ufaksa da bir alem kurmuşum,

Dimdik, genişliğince.


Havva’danım elbet, eteklerimde taht ve kan,

Taç olmak başa!

Yoncalar çıkar çayırlarda saf, kendiliğinden

Çok çok o’yum işte!


Cömert ellerimle harcamak helalinden

Sevmek karşılıksız;

Vermek varımı yoğumu, vermek bana vergi

Alınız, almayınız…


Karıncadan, kartala dek kaynaşır kan bürüklü

Zifiri karanlıkta yüzüm aşikar;

Ben ışığım gecelerde kocaman

Yıldızlar… Yıldızlar!..


Gün ışıyana dek korkunç gayretim,

Sancı ciğerimde çırpınır dil dil

Oğulu ben yarattım ben,

Tanrı değil!


Kahra karşı gücüm artar sımsıcak;

Sevince, bir oğul verince

Havva soyundan eksiğim yok,

Bileğim ince…

Mercredi, 26 Juillet 2017 17:23
Read more...

yusufun kuyuda unuttuğu betik göğe yazıldı

siz ‘yıldız kaydı’ diyorsunuz ya

bir sayfa çevrildi hatadan ve aşktan

önce züleyha okudu

*

ben bütün bahçelere uzak ay ışığı gibiyken

yıldız sağanaklarına tebessüm etti

yalnızlığa ve hüzne bırakmadı evreni

*

ben çölden geldim

bağışla üstüme döküyorsam içerken aşkı

 

babam da annem de ülkem de feodal idi

duyuyorduk bazen çan sesleri gibi

kalbimizden geçerken aşkı

*

şair olarak değil seven olarak yazdım seni

sen şiir ararken sazlıklarımda ey üveyik

ben çoktan ney için kesilmiştim

güneşte dudağını bekliyordum

 

iç. hata günlüğü, şiiri özlüyorum yay., 1.b, İstanbul 2014, s.9

 

Jeudi, 27 Juillet 2017 18:43
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

şiir çıplak bırakır

yoksa nasıl duyulur dünyanın teni

sarmaşıklara kır bitkilerine dolanıyorum

bu, size görünmeye  yeter

kuşlardan öğreniyorum konuşmayı yeniden

sindirim en hassas yeri sistemin

gaga, yutak, kursak ve taşlık

çamurlu sözcükler kusuyorum sürekli

silikon B, kansız ölüm

Vendredi, 14 Juillet 2017 19:48
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...
Edip Cansever’in Tomris Uyar’ın 41. doğum günü için yazdığı şiirin özgün kopyası. Böylelikle 15 Mart şiirleri tamamlanmış oluyor.
086-1y-guzbayan-edipcansever-coll._of_hayri_turgut_uyar-y-001
Mardi, 02 Mai 2017 11:04
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...
I
Ey sen
hakikâtsizlikhırkasını giyinen
sağ elimin ölüler diyarındaki oğlu
Ben yüzü yere bakan çan çiçeklerinin örselediğiyim…
II
Her şeyim var biliyorum
gecem, kafesim ve yapraklarını sıyıran kalbim
Suyunu unutmuş gölü ağzında taşıyan güvercin
sen miydin gecemin zehrine şifa
incitilmiş eski yaramda
III
Aşılmaz çitlere çarpan
yaprak değil, benim. Bilmiyorsun-
bahar evinde kış uykusuyum üstü ölümle örtülü
Şimdi usulca öp yaprağı, toprağı ve soğuk kalbimi
tanrı  hangi ummanın koynuna sığarsın k

Güneş yine battı Almerina

yine yaprak fırtınası…

Bilirsin yağmurertesi iki gün güneş fazla buralara,

koltuğumu bahçeye çevirdim

ve yüzümü,

birkaç işçi kırmızı ağ geriyor ağaçların etrafına

ağaçların ruhu derin sarı bir uykuda…

Dimanche, 02 Avril 2017 18:08
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

ayartan bir bakış, zulme kargış olasın

bademler çiçek açarcasına
bir ana kucak açarcasına gel
silahlardan arındırılmış
bir dünya özlemiyle sımsıcak
tellim tellim dudu dillim
şafaklarda…
şafaklarda düşledim seni

Samedi, 18 Février 2017 20:13
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

nasır nasır üstüne

salkım saçak kökleşen yenilgilerin
zambak kökünü kıskandıracak tansığı da yok
zamanın nabzında pıhtılaşan acıların
unutulmasına izin vermiyor bellek
hayır, kin değil

Jeudi, 09 Février 2017 20:13
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

bana şarkıları anlatma

yaşanmamış kırmızı şarkıları

de ki; yarını, yarın olarak

yaşamamıştır hiç kimse

Lundi, 23 Janvier 2017 20:13
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

Gözlerine kiracı çıktım, atma beni, reca ederim

Koltuk altına yapıştırılmış bir sakızım, öyle sinsi
Aksım yamuldu galiba, dönüyorum dönüyorum yine meyhane
90lardan kalma tecrübesiz bir dansım, aboneyim abone
Seni tenhada kıstırırım, yanaklarından makas, dudaklarından şelale

 

Üç futbol sahası büyüklüğünde bir kalbim var, gel de seni dikelim
Ne Mecnun’um, ne Ferhat, işim gücüm iddaa, cıgara ve at
Kimsenin ekmeğinde gözümüz yok çok şükür, yarappi bana bir tokat at
Allah herkesi kaybolan çorap teki etsin

 

Sensiz olmaz bir defa, 
Buna hâkim ve savcılar yüksek kurulu müsaade etmez 
Buna Ankaralı Yasemin müsaade etmez
Buna “kimin davulcusuydu o lan?” dediğimiz adamlar müsaade etmez

 

Bak, yakar geçerim bu geceyi, karası kalır
Olsa olsa içimde bir death arabesk yarası kalır
Bize de elbette kokoreçten bir ekmek arası kalır
Buna körebe oynayan adalet heykeli müsaade etmez

 

Suat var Çilli, kardeşi Doğan görünümlü UFO’yla kaçmış
Mahallenin orta yerinde çırılçıplak bir sevda açmış
Senin her raksına tapıyorum, evlenelim bak, eve nasıl kat çıkıyorum

 

Sana bir şey diyeyim mi; her şey zırto
Bu yalnızlık senfonisi, bu kara geceler, bu berbat çaylar
Haberlerde tek satırla bitiyor koskoca anlarla dolu hayatlar
Sana bir şey diyeyim mi; mahalle de bozdu
Gel be güzelim,
Tropikal bir hayvana binip de gidelim

 

 

iç. Edebiyatta Üç Nokta, Sayı 21, 2016

Lundi, 06 Février 2017 20:03
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...


Bir marifet de kalbini taşımak olmalı
Bunca hizmetinden sonra yılkı atı gibi
Soğuk ve ıssız otlaklara salma onu
Ne dediysen yapmadı mı? Pıt pıt pıt
Yumuşacık nal sesi uykuda ve uyanıklıkta
Bir kerecik sormadan “neden, nereye?..”
O uzun tutsaklık boyunca şikayet etmeden
Şakıyıp durmadı mı göğüs kafesinde
Şimdi titrek bir çizgi, telaşlı birkaç nota
O da unutmayasın diye geçmiş denilen yabancı diyarda
İçtiğiniz şarabı, İstanbul’u, yüzdüğünüz masmavi suları
Şimdi karanlık, şimdi vahşet ve zulüm var
Görmezden gelemezsin, bir ışık tut
Şimdi senin görevin kalbini taşımak...


[31.12.2016 / facebook]

Samedi, 31 Décembre 2016 22:06
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...
081-BVBY-mektup-rt_onur-teekkr_osman_nuri_aydn-behcet_necatigil_arsivi
Rüştü Onur'un kendi el yazısıyla şiiri - Behçet Necatigil arşivinden.
Vendredi, 02 Décembre 2016 19:38
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...
I
Ey sen
hakikâtsizlikhırkasını giyinen
sağ elimin ölüler diyarındaki oğlu
Ben yüzü yere bakan çan çiçeklerinin örselediğiyim…
II
Her şeyim var biliyorum
gecem, kafesim ve yapraklarını sıyıran kalbim
Suyunu unutmuş gölü ağzında taşıyan güvercin
sen miydin gecemin zehrine şifa
incitilmiş eski yaramda
III
Aşılmaz çitlere çarpan
yaprak değil, benim. Bilmiyorsun-
bahar evinde kış uykusuyum üstü ölümle örtülü
Şimdi usulca öp yaprağı, toprağı ve soğuk kalbimi
tanrı  hangi ummanın koynuna sığarsın k

I

Çürür 'su uykusuna' yatan bütün ağaçlar
ve kalbin, en yüksek dalda asılı o vuruş,
çürür...

Dimanche, 23 Octobre 2016 19:34
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...
I
Ey sen
hakikâtsizlikhırkasını giyinen
sağ elimin ölüler diyarındaki oğlu
Ben yüzü yere bakan çan çiçeklerinin örselediğiyim…
II
Her şeyim var biliyorum
gecem, kafesim ve yapraklarını sıyıran kalbim
Suyunu unutmuş gölü ağzında taşıyan güvercin
sen miydin gecemin zehrine şifa
incitilmiş eski yaramda
III
Aşılmaz çitlere çarpan
yaprak değil, benim. Bilmiyorsun-
bahar evinde kış uykusuyum üstü ölümle örtülü
Şimdi usulca öp yaprağı, toprağı ve soğuk kalbimi
tanrı  hangi ummanın koynuna sığarsın k

I

Ve zangoç çana on altı kere vurdu...

Benim dudaklarım çatlak
yaprak nehri susuz
tunç tası kilisenin
şarapsız...

 

Lundi, 17 Octobre 2016 16:28
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

079-1ys-uyar_turgut-the_deered_night-translated_by_otisabi

but really,

we were not terrified,

all was nylon,

and that was all,

and when we died,

we died in thousands

against the sun

but before we found

the deered night

we were afraid

like children

Mercredi, 05 Octobre 2016 17:56
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

Şiirlerimizi sevmezdik birbirimizin
Bence onunkiler takır tukur, onca benimkiler sulu sepken
Sonra günlerden bir gün bir şiirini okurken
Dank etti kafama: Babam değil ki bunu yazan, gencecik bir komünist
İmrendiğim deli fişek militanlardan biri
O zaman bir muhabbet kapladı içimi
Öyle kurtuldum oğul olmaktan
Ama sabırla bekledim ölmesini.

Jeudi, 08 Septembre 2016 17:07
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...

Bildiğim hep zordu Aslı’nın hayatı
Kimi geçim sıkıntısı, kimi boynunda bir ağrı
Çağırılmadı, kendi gitti yoksulluklara
Aşkın acılı kenarındaydı
Geçmişin yalan olmayan yanında
Geleceğin zor sürülür toprağındaydı
Ödüller küçücük, cezalar bol
Zaferler gelgeç
Yenilgilerin
Yeniden başlama ucundaydı
Tehlikeli değil tehlikenin ta kendisiydi yani
Yüreğim avucunda…

 

[25.08.2016 / facebook]

Jeudi, 25 Août 2016 14:18
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...
Güzdü. Güzeldi.
Bizimle dönüyordu dünya
Kör noktasındasın
Sevgili bakışların. Yüzünde
Bulutsu bir aydınlık ve sesinde
Gizil ürpertisi. Hazır
Dehşetin
Siyah bağ ufkundur. Üşürsün
Gözlerin kapalı, gövden açık
Bakışların körelten noktasındasın
Mavi kuş eşiniyor. Pencerede
Kar iniyor. Tane tane
Sıcak yine de...
Bir avucunda çaldığın ateş
Çalınan yaşamın, diğerinde
Senindir acıyan gövde
Elin, tüylerin, tırnakların, kanın...
Ve senin değil...
Ne de bir kimsenin
Bir sevişme kadar apaçık olacaklar
Bir sevişme kadar belirsiz
Sevgiliden daha bilgili onlar ama, daha özenli....
Serviler yeşil. Kopkoyu
Salasını okur
Düşmüş yaprakların
Yumuşak iğnelere:
Ölümdür
Solmayan

Geçen kıştı
Soğukla boğuştuk
Baharda yaşamla

Yalnız da geçer
Güz dediğinse...
Vendredi, 19 Août 2016 11:55
Published in poème || şiir || poem
Written by
Read more...