cartoon porn games
famous cartoon porn
3d cartoon porn

No: 097, Avril - Nisan - April 2018

note || not

096-1ynot-canteklevent-sagcilar_ne_diyor

 

Aziz Nesin'in polemiklerinde dikkate aldığı önemli bir  kriteri bir vardı: “Söylediklerim sağcılar tarafından sahipleniliyorsa yanlış yapıyorumdur. Gerekiyorsa susarım.


Zor bir dönemden geçiyoruz, hem çok sessiz hem de çok gürültülü bir dönem, öyle olur mu demeyin, oluyor, yaşıyoruz. Muktedirle hesaplaşmak ve tartışmak, muhalefet etmek pek kolay değil. Verilen cezalar, alıkonulmalar, cezalar anlaşılır  ve kabul edilebilir gibi değil.  Öte yandan büyük bir hırgür var, muhalifler birbirlerini (daha kolay olduğu için olabilir, güçleri ancak onlara yettiği için olabilir) hainlikle suçluyorlar.


Kişisel olarak her zaman, bir eleştirinin muktedirlerin işine yarayıp yaramadığına bakıyorum.  Ta kendimi ilk solcu saydığım günlerde, Aziz Nesin düşürdü aklıma.

Birini sevmemek, onun fikirlerine katılmamak mümkün, okur yazarlığın doğasında eleştiri var. Ama bu eleştirellik, karşı çıktığımız fikirlerle, muhalefet ettiğimiz insanlarla bizi yan yana getiriyorsa işte orada bir yanlışlık var demektir.


Şikâyet ettiğimiz şeylerin sorumlularıyla yan yana gelmek, eleştirilerimizin ihbar kabul edilmesi, ihbar işlevi görmesi anlamına gelir. Unutmayalım ki, ihbar, linç ikliminin bir pervanesidir. Hararet gösterdiğimiz şeyler, bir bakmışız, sağcıların lincine vesile olmuş...


Ne diyordu Aziz Nesin: "Gerekiyorsa susarım


iç. derin hakikatler / [20.02.2018 ]

kaynak. derinhakikatler.blogspot.com.tr

Mardi, 06 Mars 2018 19:55
Published in note || not
Written by
Read more...
sanırım yarattığı anlam kargaşası bakımından bu ülkede yazılmış en trajikomik şiirdir... şairinin ağzından:
"suç duyurusunda bulunuldu; ama sonuç çıkmadı. imzasız küfür mektupları aldım. söyleşilerde üzerime yürüyenler oldu. bir yerlere heykelimi dikmek isteyenler çıktı. bir saat şiirin derdini anlattıktan sonra, "gerçekten köylüleri öldürmek istiyor musunuz?" diyen zeki(!) gazeteciler çıktı.
sanırım dünyada ilk kez bir cumhurbaşkanı bir şiire uzun uzun yanıt verdi. ne yazık ki gerisinde köylü-kentli ayrımına yol açar kaygısı ya da paranoyası vardı. keşke şiirin içinden bir ilgi olsaydı sayın demirel o yanıttan kısa bir süre sonra, bir protokol karşılaşmasında, köylülere dokunmamamı, sanatımı başka alanlarda icra etmemi de öğütledi! şiirin başarısını görüyor musun?!.."**

Leylim Leylim'i okuyunca anlaşılıyor ki ağzı bozukmuş ve o dönem şairlerinin çoğuyla da arası bozuk. Az biraz da megaloman biriymiş. Leylâ Erbil'e karşı sergilediği korkunç (güzel diyemiyorum çünkü değil) ve hastalıklı aşık (aşk mı orası da tartışılır) hali ise oldukça tuhaf.


//(...)

Ha, Varlık'ın yarışma sonucunu gördün mü? Âman âman hey'le Unutamadığım'ı katmıştım. Tabii küçük jürinin insaf (daha doğrusu insafsızlık ve namussuzluk) barajını bile aşamadık. Türk şiirini, edebiyatını bu fikir p...lerinin, bu o... karıdan beter heriflerin tekelinden çekip almalıyız. Borç bize bu. Ha, beraber yazarız o dergide istersen. Hani beğenmezsin belki diye söylüyorum bunu. Benim birkaç tanem orda zaten. "Fırsatını bulunca dayanıcam" seninkilere diyor çocuk. Eksik olmasın, iyidir, dosttur. Hem okuyucu biraz şiir görsün be!//

Mercredi, 21 Mars 2018 10:48
Published in note || not
Written by
Read more...

097-1ynot-oncutalat-rahmetli_babam_haci_mehmet_oncu01

Konya /Bozkır - Avdan Köyü (Bizim köy) - Babam, annem ve ben (1988-1989 )


Rahmetli babam, Hacı Mehmet Öncü benim bir bilgisayar uzmanı olarak neler yaptığımı hiçbir zaman anlayamadı.

"Mahdum ne yapıyor" diye sorduklarında, "Computer, momputer bir şeylerle uğraşıyor, gel dükkanda dur diyorum, gelmiyor" derdi.

Dükkanda hesap yapmak için 1950'lerden kalma mekanik bir Triumph Adler hesap makinası vardı. Satılan kumaşın tutarını bulmak için üst kısımdaki küçük tırnaklar çekilir, sonra yandaki kol şakır şakır çevrilerek sonuç bulunurdu.

Jeudi, 12 Avril 2018 20:10
Published in note || not
Written by
Read more...