famous cartoon porn
cartoon porn pic
famous cartoon porn

No: 092, Novembre - Kasım - November 2017

presentation || tanıtım

091-1y-topraktepetayfun-cevengur

 

Balık yaşamla ölüm arasında durur, o yüzden hem dilsizdir, hem de bakışı ifadesiz; bir danayı al misal, o bile düşünür, ama balık düşünmez –o her şeyi zaten bilir.

Andrey Platonov’un 1926 ile 1929 yılları arasında kaleme aldığı “sakıncalı” romanı Çevengur, okuru ilk sayfalarında yukarıdaki ifade ile karşılıyor. Ben yıllardır bunu sadece Arizona Dreams filminin Goran Bregoviç imzalı müziklerinden biri diye bilirdim. Meğerse orijinal sözün çıkış kaynağı Platonov imiş. 20 yıl sonra bu gerçeğe ulaşmak, ziyadesiyle sevindirdi beni.

Dimanche, 01 Octobre 2017 18:38
Read more...

Sâdık Hidâyet, İran-Avrupa-Hindistan üçgeninde geçmiş bir ömrün içli sahibi. Onu okudukça, gadre uğrayanlar için üzülen fedakârlığa, saflığa, güzelliğe düşkün bir yazarla tanışıyorsunuz.

Yirmi beş yaşında Paris'teki Marne Nehri'ne atladı. Köprünün altında sevişen çift onu gördü ve kurtardı. Aradan yirmi üç yıl geçti... "Paris'te günlerce, havagazlı bir apartman aradı, Championnet caddesinde buldu aradığını; 9 Nisan 1951 günü dairesine kapandı ve bütün delikleri tıkadıktan sonra gaz musluğunu açtı. Ertesi gün ziyaretine gelen bir dostu, onu mutfakta yerde yatar buldu. Tertemiz giyinmiş, güzelce tıraş olmuştu ve cebinde parası vardı. Yakılmış müsveddelerin kalıntıları yanı başında, yerdeydi." Böyle ölmüştü çağdaş İran edebiyatının kurucularından Sâdık Hidâyet.
Bugüne kadar Hidâyet'in kitaplarını Türkçeye kazandıran Mehmet Kanar'ın hazırladığı ve çevirdiği Hidâyetname, bu büyük yazarın önemli metin ve öykülerini bir araya getiriyor. Selahattin Özpalabıyıklar'ın Sâdık Hidâyet'in yaşamı ve yazınını mükemmel bir şekilde özetlediği bir yazıyla açılan kitap, yazarla ilgili oldukça iyi bir derleme.
Yirmi beş yaşında Paris'teki Marne Nehri'ne atladı. Köprünün altında sevişen çift onu gördü ve kurtardı. Aradan yirmi üç yıl geçti... "Paris'te günlerce, havagazlı bir apartman aradı, Championnet caddesinde buldu aradığını; 9 Nisan 1951 günü dairesine kapandı ve bütün delikleri tıkadıktan sonra gaz musluğunu açtı. Ertesi gün ziyaretine gelen bir dostu, onu mutfakta yerde yatar buldu. Tertemiz giyinmiş, güzelce tıraş olmuştu ve cebinde parası vardı. Yakılmış müsveddelerin kalıntıları yanı başında, yerdeydi." Böyle ölmüştü çağdaş İran edebiyatının kurucularından Sâdık Hidâyet.
Bugüne kadar Hidâyet'in kitaplarını Türkçeye kazandıran Mehmet Kanar'ın hazırladığı ve çevirdiği Hidâyetname, bu büyük yazarın önemli metin ve öykülerini bir araya getiriyor. Selahattin Özpalabıyıklar'ın Sâdık Hidâyet'in yaşamı ve yazınını mükemmel bir şekilde özetlediği bir yazıyla açılan kitap, yazarla ilgili oldukça iyi bir derleme.
Jeudi, 24 Décembre 2015 19:55
Read more...