famous cartoon porn
cartoon xxx
cartoon porn games

No: 090, Septembre - Eylül - September 2017

enquête || anket || survey

1. Şiiri bir hesaplaşma aracı olarak görmediğimi belirterek başlamak istiyorum. Yani, sadece bir hesaplaşma aracı olması fikri bana anlamsız geliyor. Şiirde şiddetin dilinin 2000’lere has bir özellik olmadığını da belirteyim. Bir fark var yalnız. 2000’den sonra, özellikle 2001 krizinden sonra, AKP iktidarıyla geçirdiğimiz ve hâlâ geçirmekte olduğumuz on üç yıl, bu dilin besleyicisi oldu. İktidarda hâkim olan şiddet dili hem sokağa hem sanata yansıdı. Çünkü iktidar ve araçlarının kullandığı dil, şiddet dilinin de ötesinde ayrıştırıcı bir nitelik taşıması bakımından hayatın her alanında kendi korkunç zulmünü hissettirdi. Şiirde son yıllarda yükselen eğilim de bu. Bir çeşit ayna hikâyesi. Hepimiz birbirimizin aynası olduk. İktidar, toplum, sanatçı; bu üçgen iç içe geçmiş plastik kapları andırmaya başladı. Ayrı gibi görünmelerine rağmen önünde sonunda birbiriyle buluşup çarpışmak zorunda kaldılar. Bu çarpışma sadece tek taraflı bir çarpışma olarak düşünülmemeli. Tam tersine bütün toplum katmanlarını kapsayan bir çarpışma olarak görülmeli ki siyasetin doğrudan hayata müdahale girişimi şiirdeki şiddet dilinin gelişip serpilmesinde önemli rol oynadı. Hayata müdahale. Kilit sözcükler bunlar. Düşünün; bir apartmanda oturuyorsunuz ve yönetici sizin her şeyinize karışıyor. Eve giriş-çıkış saatlerinizden gelecek misafirlere, yataktaki yatma pozisyonunuzdan TV’de hangi kanalı izleyeceğinize hatta ve hatta o gün ne yiyeceğinize, hatta ve hatta ne zaman sevişeceğinize kadar her şeyinize musallat oluyor. Buna karşı çıktığınızda ise sizi tehdit ediyor, kolluk kuvvetleriyle özgürlüğünüzü püskürtüyor, kapınızı işaretleyip sizi fişliyor, taciz ediyor, hedef gösteriyor ve en önemlisi en ufak bir vicdan azabı duymadan son kertede de öldürüyor. İşte bu toplumsal sıkışmışlık özellikle genç şairler arasında şiirde şiddet dili kapısının anahtarı oluverdi. 1980 darbesine gelirsek; bence şu an yazılan şiirin o günlerle bir alakası yok. Bizzat 2000’lerin ruhuyla alakası var. 2000’lerin Türkiye’si ile alakası var. 1980’den sonra darbeyle hesaplaşılabildi mi? Bu soruyu bana değil 80 kuşağı şairlerine sorun.

Samedi, 24 Septembre 2016 17:21
Published in enquête || anket || survey
Written by
Read more...