cartoon xxx
cartoon porn pic
porn cartoons

No: 093, Décembre - Aralık - December 2017

Displaying items by tag: sezai karakoç

Veysel Çolak’a göre, İsmet Özel.

[ergun tavlan] (bb 2/’05)

Geride bıraktığımız yüzyıl yüksek edebiyatı beslediğini, yeniden ürettiğine tanık olduk. Politik, iktisadi ve teknolojik gelişim yüksek edebiyatın zeminini oluşturmaktaydı. Bu yüzyılın ideolojik, politik hayal kırıklığı sanatçıların algılarında kırılmalar yaratmış dolaysıyla modernizm kökten sorgulanmış nihayetinde de ret edilmeye kadar vardırılmıştır. Modernizmin ret edilme süreci 1970’lerin başında postmodernistler ile başlandığı söylenebilir. Yaşanan bu yüzyılda birçok sanatsal arayış ortaya çıkmış ve itirazlarını eserlerine yansıtmışlardır. Bu eserler dünya çapında kayda değer okuyucu kitlesi de oluşturmuşlardır. Kitlelerin tüketim pratiklerine ve beğenilerine yanıt vermişlerdir. 20. yüzyıl başından itibaren yüksek sanatın taşıyıcısı avangart akımlar belirleyici olmuşlardı.

 

Samedi, 04 Juillet 2015 17:48

Türkçe Şiir'de arkadaşçılık

064-2nn-duman_cihat-turkce-siirde-arkadascilik

Natama Dergisi’nin ikinci sayısında “Allah’a küfür” içeren bir şiir yayımlandıktan sonra artık kâfir olduğum gerekçesiyle arkadaşlarımın yarısı tarafından terk edildim. Zaten birkaç ay sonra Gezi İsyanı çıktı, kalan arkadaşların da büyük çoğunluğu beni Kemalist olduğum gerekçesi ile reddetti, temizlendim, bir ferahlık geldi. Natama Dergisi’nin yayın kurulundaydım ve yayımlanan küfürlü şiirden mesuldüm. Gezi’ye sonradan Kemalistler dâhil olmuştu ve bundan ben mesuldüm. Biraz geriye gidelim bakalım acaba biz neden dergi çıkarıyorduk? Serüveni tersine doğru sökersek hakikate bir nebze yaklaşmış sayılacağız kanaatindeyim. Dergi çıkarttıkça arkadaşlarımızdan oluyorduk. Ya da bu arkadaşları acaba dergi çıkardığımız için mi başımıza bela etmiştik?

Mercredi, 04 Mars 2015 17:30

Cemal Süreya nasıl öldü?

060-cemal_sreya_1

Cemal Süreya'yı, 25 yıl önce, 9 Ocak 1990'da kaybettik

Türkiye'de şiirin köşe taşlarından Cemal Süreya'yı 25 yıl önce, 59 yaşındayken, 9 Ocak 1990'da kaybettik. 

Dizeleri aforizma olarak postalardan duvarlara geniş bir coğrafyada dolaşan, portreleri ve denemeleriyle düzyazıda da "başyapıt" kıymetinde eserler ortaya koyan bir şair Cemal Süreya.

Başka?

Dimanche, 12 Avril 2015 09:45

Tarık Buğra

Son yarım yüzyılda sağ kesimde belirmiş yazarların sayısını üçe indirsek şu üç ad çıkar karşımıza: 30 kuşağından Necip Fazıl, 40 kuşağından Tarık Buğra, 50 kuşağından Sezai Karakoç. Var birkaç yazar daha. Ama bugün için kendilerini tam anlamıyla kabul ettirmiş sanatçılar bunlar. Dört deseydik bir de Peyami Safa’yı eklemek zorunda kalırdık. Beş deseydik, Cahit Zarifoğlu. Altı İsmet Özel.

Lundi, 08 Août 2016 00:08

Sonsuzluğun Şiiri: Edip Cansever

Cemal Süreya, 99 Yüz’e İlhan Berk’i ve Sezai Karakoç’u yazdı İkinci Yeni’den. Onun izdüşümünü de Nazif Kocayusufpaşaoğlu yazdı. Edip Cansever ve Turgut Uyar’a, armağanların en değerlisini verdi, birer şiir yazdı. Birer Cemal Süreya şiiri olarak da fevkaladedir Turgut Uyar ve Edip Cansever. Birbirlerini şiirde ağırlamak da sayılır bu, konuklar kıymetliyse, yani ağırsa, ağırlamak da ağırlayanı onurlandırmaz mı bir kez daha? Şiirin Türkçesini onurlandıranlar ve zannımca da onurlandırmaya devam edecek olanların ağırlığı, yoğunluğu birbirlerine verdikleri kıymetten de anlaşılır. En çok da bundan anlaşılır sanırım. Galiba anlamamız gereken de budur. Şiir yazmanın da varsa bir önemi, bir kaç önemi, biri de budur. Ece Ayhan’la Cemal Süreya ise birbirlerini en çok, en uzun süre ağırlayan İki Yeni’dir. Cemal Süreya’nın İlhan Berk ve Sezai Karakoç’u yazıya, Ece Ayhan’ı konuşmaya, Turgut Uyar ve Edip Cansever’i şiire bırakması ise, bence hem bu şairlere hem de şiire, yazıya ve söyleyişe ayrı ayrı verdiği değeri ve önemi gösterir. Ve Edip Cansever için yazdığı şiir, onun sitemli bir şiirine hak vermesi anlamına da gelir: "Alkolden öldü diyorlar yalan/sevgisizlikti onu aramızdan çekip çıkaran”. Süreya da incelikle’fazla yalnızlık’ yerine ‘fazla şiir’den söz eder:“yeşil ipek gömleğinin yakası/ büyük zamana düşer./ her şeyin fazlası zararlıdır ya,/ fazla şiirden öldü edip cansever.” Şimdilerde hem İkinci Yeni hem onun şairlerinin, İkinci Yeni’yle olan uzaklıkları yakınlıkları didik didik ediliyor ya, bence gerek yok, Edip Bey’in “ne çıkar siz bizi anlamasınız da” dediği kadar bir şey bu sanırım, hem sahi ne çıkar, bu şairler İkinci Yeni’den  olmuş olmamış, orada kalmış kalmamış, birbirlerine verdikleri kıymet, ki aynı zamanda kendi şiirlerinden doğru onların şiirlerine verdikleri kıymetle de ölçülür, yeterlidir.