cartoon porn pic
3d cartoon porn
lesbian cartoon porn

No: 099, Juin - Haziran - June 2018

les actuels || günceller || actuals
koray, hale

koray, hale

099-1ymem-korayhale-herhangibircarsambaVII-kapak

Mahrumiyetli bir çocukluğun insaflı bir günüydü. Bana bir oyuncak hediye etti biri durup dururken. Balmumundan yapılmış bir flamingo. Yapan hiç üşenmemiş önce flamingonun alçıdan kalıbını döküp içini balmumuyla doldurmuş. Sonra kalıbı kırmış ve voilà! İşte size bir flamingo. Sonra fırçayla ince ince boyamış kanadını kuyruğunu tarçın rengine.

herhangi bir çarşamba -VI- : uzun kavak

Vendredi, 23 Mars 2018 21:38 Published in memoria || anı
096-1ymem-korayhale-herhangibircarsambaVI-00

Kapı mı çalındı?”  diye sordu kızkardeşim Jale.
Yok. Rüzgâr
Terzi Muallaların evindeydik. Gece ıslak ve yıldızsız.
Yaz günlerini önüne katmış giden bir güz akşamı.
İzmir'in akşamları hikâyelidir hep. Bir şeyler olur.
Olmuştur ya da olacaktır o şeyler, bir iki saat içerisinde.
Köpekler havlıyor aralıklarla. Sanki haberleşiyorlar.  Kuşların ötüşmesi gibi eşzamanlı değil bu havlaşma. Biri havlıyor, susuyor, karşıdan başka köpek ya da köpekler havlıyor.

094-1ymem-korayhale-herhangibircarsambaV

Şikago ile uzaktan yakından ilgili ne duysam, ne okusam, ne görsem ta iliklerime işleyen bir soğuk yapışır yakama. İsterse Ağustos ortasında Antalya'da olayım. Öylesine uzun, aman dinlemez, hırçın bir kış yaşadık ki orada oğlum Can ile beraber.

Bu beni hep şaşırtmıştır.

Yaşantılarımıza ilişkin duyular taptaze saklanıyor belleğin bir köşeciğinde. O yaşantıyı unuttuğumuzu sandığımız bir an, o yaşantıyla ilgili o duyu, aynı yoğunlukta hissedilebiliyor. Bir sokaktan geçerken duyduğunuz hanımeli kokusu, o sokaktan yıllar sonra geçerken hâlâ burnunuzda. Oysa hanımeli ağacının olduğu bahçe artık otopark olmuş.

Altı yaşımdaydım sanırım. 50'lerin başı olmalı. Babam Güvenpark’a götürmüştü. (Belki babam değildi götüren, ben öyle kaydettim belleğime, babamı özlediğimden.)

Tahterevalli vardı parkta.

[Gemerek nire, Bloomington nire...]

Lundi, 10 Novembre 2008 10:12 Published in articles || makaleler

086-1y-korayhale-gemerek_nire

Benim Prof. Dr. İlhan Başgöz’ü sevdiğim, saydığım kadar sevdiğiniz saydığınız birileri, kendisinden öğrenecekleriniz olan birileri varsa oralarda bir yerlerde ve “Bir fırsatını bulsam da gidip yanında bir süre kalsam, feyzinden yararlansam.” deyip duruyorsanız ve “Ah işte ne edeyim, hayat gailesi, günün meşgalesi... İnşallah bir gün ...” diye erteliyorsanız bu ziyareti, hemen şu anda bırakın elinizdeki kağıt kalemi, bilgisayar klavyesini, burnunuzu çeke çeke soğan soyduğunuz bıçağı, çifti, sapanı, traktör ya da taksi direksiyonunu. İndirin tozlu valizi yüklükten, iki takım fanila, tuman, bir kaç çift çorap bir kutu da çifte kavrulmuş fıstıklı lokum düşün yola.

Ben öyle yaptım geçen hafta.

İlhan hoca İndiana Eyaleti’nde Bloomington adlı küçük bir üniversite kentinde yaşıyor. Aslında bu tam doğru değil. İlhan hocanın mekanı bol. Edremit, Güre’de bir vakfı, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinde, Ankara Bilkent Üniversitesi yakınında bir göz odası var. İlhan hoca kaldığı yerin hacmine kulak asmıyor. Kitapları sığsın yeter ona. Arada sırada benim gibi, çalışma ritmini aksatan dostlara ayıracağı bir döşek yorganı da varsa tamam. Keyif binbeşyüz.