Home anthologie des poètes vivants || yaşayan şâirler antolojisi || living poets anthology balcı, bayram [1963] aşkın serinliğinde boğ beni

aşkın serinliğinde boğ beni

12
0

bu şimdi yaz akşamın en tatsız saatidir. güneşkurusu

hiç bir yolcu treninin uğramadığı istasyonhüznü

bu şimdi benim sana yolum bağlıdır

aşkın ırmak sanılan serinliğinde kendine çağlayış

 

annemin gültadında kanadığı akşamdır. bu şimdi duvaksız

beni toprak yerken yakaladığı yüzündeki telaş

birden dallarından bütün yaprakların boşalması

yağmurdur. sancıdır. üstesinden gelinmez bir başağrısı

bu şimdi kurbağa bacaklı bir yazdır. akşamsız

 

uzak kurmuşsa yuvasını kalbimize kırlangıçlar mekânsızdır

sır olmak. eriyen bulut. çözülen damla

aşkın yüzünden yolunan aydınlık

bu şimdi ellerini çözüp ayrılığa beni vurduğunda kanayandil

 

annem elleri dağyası yüreği kartalçığlığı

aşkı güzelleştiren telliturna

bu şimdi birden uyanma hali

çalan telefondaki kimliğibelirsizliğe

biberin kızaran ucundaki taddır ilkyaz aşkı

acı kekre ve iliğine kadar ‘samış

bu şimdi ayrılıkönü yakılmış bir sigaranın ilk nefesidir

kentli oğlanların saksılardan kopardığı gülden damlayan kan

 

yarım sevişmelerden artakalan buğunun yabanıl çıplaklığı

adressiz postalanmış bir zarfta çürüyen pul

bu şimdi akşamın alnıma bir izdüşümü yanıtsız sahipsiz

yazın gizindeki nemin kurutulmuş resmi

bu şimdi gitmek bülbül çıldırtan sabahın sisi

solmuş bir insan yüzüdür ufukta silinen

 

annem bir filozof benim

aşkı koynunda dürülmüş mendil

gelecekten değil daha çok geçmişten korkan

bir türküdür annem benim

cennetkuşu. süzülmüş kekik

bu şimdi akvaryumda dolaşan bir oğlun

boğulan gülümsemesidir

bu şimdi beni de götür denilmesi gereken yerde

dünyaya çarpan bir hoşçakal çığlığı

 

beni akşamın çürüğüne sar

beni aşkın yelekcebine koy

beni de götür…

 

bu şimdi telefon kulübelerine sığmaz

bir konuşmanın son anıdır

bulutlar daha alçaktır turna sürüsünden

ellerimizde büyüyen salkımsaçakdal kırlangıç yuvasıdır

bu şimdi nereye gidiyorsun diyen

bir serçenin canından düşen telek

bu şimdi kıyısında durulan bir derenin

içindeki çağlayanın kırdığı umut

bu şimdi beni yolunun üstüne ser

beni kanat…

beni öldür…

aşkın serinliğinde boğ beni

 

————————— istanbul 1996

iç/in Canıma Değmez Hayat, Ütopya Yay., Ankara-1999