Gerçekten de üzerinde hareket ettikleri şey, bugünlerde onları birbirinden ayırdığı söylenen şu acayip isimli ekoller mi? Neo-epik ya da yeni hececi yahut yeni biçimci ? –tüm bu şeyler hakkında bir bilgim yok- Benim bilmek istediğim, basitçe onları birleştiren şeyin ne olduğu? Yani tümüne de “şair” dememize yarayan şu esaslı ortak payda? Şiirdeki esas nitelik? Bunun bir tinsel esrime ya da uyanış (ne fark eder?) olduğunu, ama sıkça “dinsel” olduğunu ileri sürebilir miyiz mesela? Şiirin bu dinsel/mistik olan öz niteliği hakkında bir kez olsun konuşabilir miyiz ? Palavraya karnımız doyduysa tabi.
İlk gençliğimin şu unutulmayan sahnesi; konuşulanların tek kelimesini bile anlamadığım bir odada sırf yüzümü saklamak için raftan çektiğim derginin tekinde yazanlar :
“Evet madam benim kahramanlarımın beyin kıvrımları gerçekten de yok denecek kadar azdır ve de tüm bir bilim kanıtlamıştır ki sizin 7 beyin kıvrımınızın her biri için en az bir hizmetçinin kafası bu dünyada ütülenmiş bulunmaktadır.”
Jack London roman kahramanlarını niteliksiz bulan 7 hizmetçili Virginia Woolf’ a durumu böyle bildiriyordu. Yok tam böyle bildirmiyordu… o dergi asla bulunamaz artık.
İtiraf ederim ki bu eski moda konular beni halen çok ilgilendiriyor. London’un bahsettiği bilimi epey ciddiye alıyorum. (Aradığım bilimi tam olarak bulamıyorum).


