Home anthologie des poètes vivants || yaşayan şâirler antolojisi || living poets anthology balcı, bayram [1963] ansızın haziranımsın

ansızın haziranımsın

38
0

ansızın bitti mayıs

halasçiçekleriyle geldi haziran

sevmek böyle telaşlı

böyle çoşkulu afacan

sevmek akdeniz

 

ellerim neden ulaşmaz ellerine

neden sana böyle yakın ve uzağım

beni böyle birbaşıma

neden yalnız bırakırsın

böyle çoğaltarak seninle

 

her gece öldürdüğüm kim bu adam

öyküler kuşkulu kaypak

şiirler gülkurusu akşam

ve gülen bir fotoğraf

-parmaklıklar arkasında bir kadın

yüzünde hep papatyasarısı bir aşk-

kime böyle bu sayfalar dolusu mektuplar

bu tamamlanmamış günleri acısı

 

(gece ansızın uyanıyorum

yatakta birbaşıma

korkunç sigarasızım)

 

vazoda solmaya yüz tutmuş bir karanfil

tepemde yanan ampul

yere saçılmış kitaplar

bazı geceler çıkıp dolaştığım çocukparkları

rakılar. kırık kadehler

bir kanepe ahşap bir masa

(ben bu masada yazarım şiirlerimi)

ve uçuk renkli battaniyeler. çaybardakları

pikniktüpü. bir kova su

 

ve sokakta işçiler

yorgun vardiyadönüşü

geceyle gündüzün arkadaşları

 

gece ansızın uyanıyorum

fotoğrafının karşısında

korkunç yalnızım

 

kardeşimi seviyorum yeni geldi askerden

vatan-millet-ada(m)pazarı

parola: asker üşümez / geberir

emret komutanım

 

ablamı seviyorum evlenecek yakında

çeyiz sandığında gizli geleceği

naftalin kokulu

yazılmamış bir roman

 

annemi seviyorum. biraz feodal ama

yine de benden aydın

git oğlum diyor

doğruysa yolun seninle ben de varım

 

babamı seviyorum. insan ölünce

emekli olur diyen

ve hayata karşı direnen

yorgun bir işçiemeklisi

 

kendimi seviyorum

yasalarda serseriye çıktı adım

seviyorum kendimi

ama değilim asla narsist

kanaryanın ötüşü daha da güzeldir

kayalıklarda

 

anlıyorum ritsos’un şiirlerini ve rahmaninof’u

tanıyorum kuvayı milliyedeki karayılanı

sanki yaşadım aytmatova’nın öykülerini

ehrenburg’un romanlarındaki aşkları

seviyorum yeşilin doğaya uyumunu. karabuçak’ı

özgürlüğün çocuğu akdeniz’i. içimin derin uğultusunu

ve seviyorum sevdiğimi hiç söylemeden apaçık sevmeyi

seviyorum güneşte insan gölgesini

 

gözlerine baktıkça mayıs mı saçların mı

haziran mı unutuyorum

seni ben uzun mavi kirpiklerinden

ve gözlerinden

seni ben gülümseyen sarıpapatyaların

ve çatalbakışlı fotoğrafından

kezlerce öpüyorum

 

gece ansızın uyanıyorum

 

bana mektup yazmışsın

içerden özgürce yazmışsın

bu kez içine bir de fotoğrafını koymuşsun

aydınlatır mahpushaneleri sevdamızın ateşi

 

şimdi çıkıp gelsen ansızın karanlıklardan

açsan demirkapıları telörgüleri nöbetçi kulübelerini

ve iki kez çalsan kapımın zilini

bekliyor olsam tutulsam sevinçten

öylece baksam bir süre yüzüne. bakışsak

unutsak sözcükleri hiç konuşmasak

ve bir kırık plak olsa dudaklarımız

dönse hep aynı yerde

 

gece ansızın uyanıyorum

şunlar eski gazeteler

alışığım yalnız okumaya

ama artık çekilmiyor

şunlar sanat dergileri

parasız alıyorum çoğunu eşten dosttan

şunlar bitmemiş şiirler dayanamıyorum görünce

 

bu yaz mersinden çağırıyorlar beni

deniz sıcak olur yazın orada

namrun yaylası serin

gözne’de rakı içmek dostlarla

kıvrılıp bir derenin kenarına

mersinden çağırıyorlar bu yaz beni

 

oysa sen çıkınca ben seninle uzaklara

uzaklara gitmek istiyorum

bir demet mormenekşe

bir demet karanfil

 

ince

uzun

bir şiirdir yaşamak

sarıpapatyalar arasında

gülen bir kadın yüzü yani

paylaşmak

haklı

güzel bir ömrü

tasasız

kavga içinde

 

şu anda ben

anlatmak için bu aşkı

bütün bunlardan başka ne söyleyebilirim

saçlarınla ansızın haziranımsın…

 

————————— mersin – ankara /1985-1986

iç/in Canıma Değmez Hayat, Ütopya Yay., Ankara-1999

 

*halasçiçekleri var. böyle bir çiçek var mı ben de bilmiyorum, ama halas öz türkçede kurtuluş demektir. halas çiçeği; kurtuluş çiçeğidir. bunu ben uydurmuş olabilirim, ama uydurmuşsam bile bir yerden aklımda kalmıştır, öz türkçede böyle bir çiçek vardır muhakkak.