Home à propos bachibouzouck ne iş görür?

bachibouzouck ne iş görür?

38
0
045-2nf-danende_sibel-bb_ne_is_gorur-RY

Başbozuğun davası nedir diye soranlar oldu, daha da olabilir. başbozuk da katılanlarına sormuştu, “başbozuğa teklif etmek istediğiniz kişisel bir davanız var mı?” diye. Ama bizim memlekette kurumsal davalar, kişisel davalardan önde tutulduğundan mıdır nedir, gene dönüp ilk suale takılındı; başbozuğun davası nedir, nedir? Gerçi, bir derginin devamlı kendi hakkında konuşması, amaçları mamaçları, iki de bir ilişkilerini tartışan çiftler kadar sıkıcı.

Bu yüzden de aslında yayınlar ve de misyonları hakkında detaylı konuşasım yok.Dava yayıncılık” hakkında konuşasım da yok. Yine de Faça denilen bu yerde biraz yazabilirim, en mantıklı yer galiba burası.

“Dava yayıncılık” ; kültürcülük davası. Bu şahsen benim davam değil. Çünkü Türkiye kültürcülüğünün geleceği müslüman kültürcülüğünün elinde ve de ben bunu zaten seve seve onlara bırakmış bulunuyorum. Neden derseniz, kültürcülük, görüşü değil, cesareti sınar. Görüşü sınamadığı için de, görüşünün/davasının gerçek bir içeriği yoktur. Daha doğrusu bunu bilemeyiz bile, çünkü içeriğin bir önemi yoktur. Bu yüzden de soyut bir “halk inancı”na, “insan sevgisi”ne yahut da “nefreti”ne yaslanır kalır. Kalben yaslandığı yerde kalır. Kalp dediğin en sonunda sıkışacak bir şey ama sıkıştığında detaylarla ilgilenen bir şey değil. Az biraz huzur için muhakkak sıvışacak bir delik bulur, ağını yakalamak için mi örer fıymak için mi belli değil. Kendi salak dünyasına ermişlerin hayatı kadar inanır. Bizim ülkemizde böyle sınavsız bir inanca tarihsel olarak ve de sürgit bir tek müslümanlar dayanıklıdır. Şahsen ben değilim. O yüzden de bu hat müslümanlara kalsın.

Öyleyse başbozuğun hattı ne?

Reha’nınki aşağıda: pozitif enerji! Reha’yı şimdi bundan daha iyi anlatacak bir dava bilmiyorum. Onun dileği başbozuğun davasının bu olması. Bunu açıklıkla söylüyor işte. Benimkiyse, kişilerden gelirse, negatif enerjinin de bir enerji türü olarak arabaya koşulabileceği hissi. His tabi, çünkü, hiçbir dava yeterince dayanıklı değil aslında. Oscar Wilde’ın kendi davaları için biçtiği ömür “10 dakika” idi.

Tülay’ınki şu, Ayşe’ninki bu, Mustafa’nınki öteki…

Demek ki, başbozuğun davası şimdilik büyük basit aktarma! Kimsesizleştirilmiş kimseleri “birey” olarak görünür kılma. Birey’i olmayan bir sanat bilmiyorum ben. Türkiye’de var ama.

Görünür kılma! Dava yayıncılık”ın ezici davası altında “kimsesizleşmiş” olanı birey kılan, mesela “çok kişisel bir davayı ” tutup ekrana taşıma. Herkese kendi gerçeklerini anlatma şansı tanıma; hayatında en az bir kez apaçık olma! Bir fahişeye, bir işçiye, rençpere, terziye, ihaleye fesat karıştırana, istihbaratçıya, keskin nişancıya, hizmetçiye …” varsa böyle kişisel davalar tabi, kalmışsa! Olup olmadığını bile bilmiyoruz henüz. Karıncanın su içtiği yerdeyiz. Şimdilik burada.

İçimizde buna, bu kadarcığına razı olmayan daha büyük kafalar olabilir. Daha büyük kafa lafını küçümsemek için etmedim, sahiden de daha büyük kafalar var. Kasten, bir tutum olarak kişisel davalardan uzak duranlar var. Durmasında da fayda olanlar. Kendi derdiyle etraftakilerin derdi arasında bağ kurmadığında, hızla çözüme yaklaşanlar. Böylesine “dava yayıncılık” daha cazip gelebilir. başbozuk’un “basit aktarma” davası ona ufak, hatta bebeksi gözükebilir. Yapıp edilenlerin bi’doğrultusu bir akışı olsun isteyebilir. Görsel şiiri felsefede önemi olan bir gelecek davasına koşmak isteyebilir ve tam bu sırada belki yastığının altında Puşkin kıymetinde “gelenekçi” şiirler saklayabilir . Sanat çevrelerinden yayılan bazı alışkanlıklar altında kaybolup gitmiş birileri… Var mı böyle birileri? Bilmiyoruz? Henüz Türkiye’de kişiler hakkında bir şey bilmiyoruz. Durum devletin müzesinden halkın müzesine geçmek gibi.

Dava yayıncılıktan, şahsi (apaçık) eserler müzesine doğru… Kimisine idealistçe görünür, görünebilir. Bana kalsa, henüz zaten buradaydık, hep buradaydık, daha işin başında …

« …şeyleri olduğu gibi görmeyi öğrenmek gerek, hatta olduklarından da beter olduklarını. Bu insanı özgürleştirir ve tahmin edilenin çok ötesinde bir koruma sağlar. İnsana ikinci bir benlik katar. Artik iki kişisinizdir. » (Celine)

başbozuğun şimdiki davası bu bile olabilir; şeyleri oldukları gibi görmek! Önü sonu bir dergi için, bundan daha büyük bir dava bilemiyorum ben zati: Şimdi, burada, buradaki gibi!

 

iç. façadefteri / 18.08.2011