akova, akgün [1962]
düşerken bile
uzun bacaklı bir yaban hayvanıydı aşk harıl harıl onu arıyordu İstanbul, duyuyorduk Galata Kulesi'ndeydik, başın omzumdaydı Kule döne döne içimizdeki gökyüzüne akıyordu sevgilim yüreğimin...
sansürttürme şair abüüü
ben bi' oto tilkisiyim yüreği E-5 Gerede-Bolu yolunda pırtlamışım mandalina anamdan ilk çay molasında toz olmuş bi' TIR tekeri altına bırakıp cıbıllığımı kamyonun gölgesinde...
baba bana bağırma
--------------------------------yol ıslanmasın diye --------------------------------şemsiye açanlara... baba bana bağırma bülbülleri kaçırdın ormanlarımdan kulaklarımın kapılarını havalara uçurdun kapılar baba kapılar pencereleri alıp gittiler tenorlar...
yalnızca kanatlarına güven
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim sırt çantalı bir duman gibi bir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz bir çağlayanda sürüklenen bir dal...
aşk ve kuyrukluyıldız
gittiğim bütün hekimler aynı şeyleri söylediler söz birliği etmişcesine ---------------------"aşk hastalığıdır bunun adı ---------------------"ve çok sarsar insanı bu yaştan sonra" oysa ne yalan...
