yeşilçam replikleri

ben necipbey briyantinli nasılım horozlu aynam fiyakalı jön setlerinde kırılır kalır ‘kanunsuzlar’ çekimler içinde emirgan eski moda mini etekle ‘umutsuzlar’ bir park yorgunluğunda ayın ondördünü henüz örtmemişler tabii çırağan...

abdal ve üç beş ağaç

kim doldurdu bu kuyuyu geceden taşla haa kim kastedip kin akıtarak kökünden gövdesine yürüttü bu zehri ve susuz bıraktı kızoğlankızlardan bu kenti baharın tozu ağaçlar olmayınca hatıra çentikleri duvarlara...

uç veren bir uçurumda

alalanmış gecelisiyle tartışırım güneş yakalısıyla bunca karşılanırım günbegün kucaklar dolusu sarılmakla bir devenin bir aslanda kalan karın gurultusuyla ağzı açık kadim acılarımızın örneğin bir gök parçasıyla yamanmamakta o...

ağrılar dağı

gürmemelerini duymuş gelmişim son tohumların çatlakları karnında duyulur duyulmaz ağrıların hıncın barbarlığım kısalta kısalta kısrak gölgelerini ısıra ısıra kökünü uzaklıkların kaybolmadan morlukların gelmişim bendeki iniltilerini geri vermeye ayıplarını almaya senden ricat...

dünyayı tehdit eden adam

üzerimde aşk var yaklaşmayın  pimine geçmiş dişlerim sımsıkı  kurşunları bir panelde ağzıma bile almam  aranırım yağmur çekirdeğini aramaktan  aşk ayetini rahman ve rahimle yazmaktan ...

abdal ve yol

  "benim ne geçmişim, ne de geleceğim var. eğer kalırsam, kalışımda bir ayrılış vardır; gidersem, ayrılışımda bir kalış." halil cibran tufandan bir...