güneş, cem [1966]
Turkuaz yıl
Onlarca kadın gülüyor bana
rengarenk yırtık giysiler içinde
sanki yüzlerce, binlerce, yüzbinlerce
okunmuş sararık kitaplar gibiler
yorgun balıkçı sanki şansını deniyor
hareket ediyor göğüsler
oysa ben uzaklardayım tek başıma
duygular pekmez...
Ufukta bahar güneşi
Doğduk bir kere bu belirsiz dünyada
tattık ana şevkatini ve şehveti
geçen ağır sonbaharın burukluğu
ve ardından bitmek bilmez bu kara kış
çaresizliğime ağlıyorum, oturmuşum
ama kalbimde hala o...
Yarım kalan
Uykudan yarı uyanabilmiş bir sabah
yıkılmış o küçük dünyanın ardından
hıçkıran konuşma
verilen yarım sözler
yarı dağınık saçlar
yarım bilet
başlayacak o belirsiz bekleyiş
yarıda kalmış aşkın
kalpleri buzlaştıran soğukluğu
...
Sır… Perde… Ayna…
Çatlak bir ayna
sekizyüzaltmış sayfalık günlük
sayısız tarihler
altmış sayfa özlem
bir sayfa iz birakmadan kayıp...
görecegiz!
bir sigara kaldı elde
bir de mumu üflemek
kurtuluş yanlızlığa kral olmak mı?
gözün...



