Fafo kibar ama kasap, danasını kaybetmiş
Bir ara Pateriça’da yan yana yürüyoruz iki inek var arkada
Fafo pervane kuşu sanki, dönüyor
“ay ama hep böyle mi geleceksin peşimden hınzır”
Diyor ineğe
Sonra dana kayıp.
Yeni kır bekçileri gelmiş, tanımıyoruz
Onlar da bizi tanımıyor
Kayıp danayı tuttuk
Örkledik
Bekçiler meşgul hesabı
Jandarma çağırdılar, tutanak
Jandarma döndü bana “sen namaz kılmaz mısın?”
“Seccade yok”, dedim
Başıyla uzo şişesini işaret etti
Burası Cunda birader, Sivas değil
Diye bağırdı Uçarı Hüsnü
Kendi gemisine kızıp baltayla batıran
“şapkanı ver bakim” dedi hemen
Benim kafamda daha iyi duruyor hesabı,
Sonra balıkçı adem geldi, kıyıda kupa
Sargos var biraz, ama en iyi niyetlisi balıkların
İskorpit
“sabah çorbası hazır”
Recep bağırıyor “yemeyin şu çilekleri”
Dikili çileği de yumruğum kadar
Bildiğin travesti çilek
Suyu var kokusu var tadı yok,
“işaret parmağımın ilk boğumundan iri olamaz çilek”
Diyor Recep ve enginar yiyor sapını kırmış.
Monika ki kocası ramazan
Akşamı çekiyor,
“çoban salatası iyidir”
Beş kiloluk uzo kıyıda mevzili
“en son ne zaman faşist dövdüm hatırlamıyorum” diyor Ramazan,
Kızıl bayrak çekmiş, iki de tilki yavrusu besliyor.
Cunda pek küpeşte
Ayışığı Manastırı’na gidiyoruz gece
Yalancı boğaza da marul doğramaya.


