elli iki yıldır evli Nevin ve Fikret
Fiko yirmi beşinde Nevin on altısında
“çupranın iyisini buldum o sene burada.”
ve alıp Nevin’i Üsküdar’a götürürüyor, düğüm
sonra yaşam sandaldan ağsız balıkçılık
koministlik zor
Fiko mahpusta, Nevin öğretmen olmuş
on altı sene göremiyor biri diğerini
aşk kilosu on liradan çıpa
1983’te Cunda üç yüz doksan metre kare arazi
Nevin’in anasından
seksen üç metre karesine ev yapıyorlar
üst katta misafirler
yunan yakın, sandal pancar motorlu
ve misafirleri deniz tutuyor
alt katta
astım krizleri hep
Fiko’nun ciğeri filistin’den yadigar
99 yılında bir gece yarısı
sağ kalan tek oğulları
taksicilik için plaka aldırıyor
üsküdardaki evi sattırarak Fiko’ya
“çeyiz sandığımı da atmış” diyor Nevin
torununu görememiş,
komşuların çocuklarına abece öğretiyor
elli iki senedir evliler
on altı sene görüşememişler
“ TKP’li olsaydım çabuk çıkardım” diyor Fiko
“Van, Hakkari, Batman, Elazığ, Dersim, Erzurum, Artvin köyleri ama hep, hiç kasaba yok.
en üzüldüğüm çocuklarımın mezarları. kız Harmanlı’da, oğlan Cevizlibelen’de.” diyor Nevin.
en büyük çocukları Retibe
veremden ölmüş
en küçükleri Musa yoksulluktan
otuz altı senedir
çayı kurutup tekrar demlemekte ustalar
Cunda’nın arka sokaklarının kıyısında
ve buraya hep gelir
suratıyla mat arabası bir
kalantor
otuz yaşından gün almış babadan kalma iş mahlukatı
hafta sonu metresi kolunda
cebinde eli sürekli
fırsat kovalıyor kostak kostak
bulduğunda da:
fiko’ya şöyle diyor,
“gel baba, kafa çekelim
senin evi yıkıp yüksek yapalım.”
denize en son Cunda civarında attığım
kalantor sayısı
aynı gece
14-05-2013
ikidir,
anzarotlarıyla kalantorlar
“yüzmeyi öğrenmeliler”
*rakı


