allame-i kül!
bize hakikat pınarından ne getirdin
biraz kibir
birkaç mefhum
fazlasıyla mihnet
sözün pamuk gibidir bilirim
ve bizim hırkamız eksiktir
söküklerimiz nice
allame-i kül!
taş kesilmiş yüreksin
incesin, soğuksun, zekisin
bir parça yansaydı yüreğin
ve kor olsaydı gözlerin
o zaman bilirdin
gülün acısını
fakirin derdini
mazlumun iç çekişini
allame-i kül!
biz çorak topraklarda sürgün verdik
tertemiz bir denizi kustuk
ciğerlerimiz
iki damla kandan
sonsuz bir nefes ördü
dilimiz
serçe kanadı eşiğinde
özgürlük hırsıyla bilendi
allame-i kül!
bilgi bundan böyle kahır oldu
taş kesilmiş yüreksin
incesin, soğuksun, zekisin
bir parça yansaydı yüreğin
ve kor olsaydı gözlerin
o zaman bilirdin
gülün acısını
fakirin derdini
mazlumun iç çekişini
biz çorak topraklarda sürgün verdik
tertemiz bir denizi kustuk
ciğerlerimiz
iki damla kandan
sonsuz bir nefes ördü
dilimiz
serçe kanadı eşiğinde
özgürlük hırsıyla bilendi



