bachibouzouck – No: 018 / 09.11
günaydın bahri bey,
premium müşteri segmenti’nde olduğunuz için siz yoklamadan biz sizi yoklayalım, hâlinizi hatırınızı soralım dedik. kötü mü ettik?
ayrıca unutmayınız ki iyi akşamlar dediğimizde “iyi akşamlar” diye yanıt göndermeniz adem-i nezaketten olup bu yanıtlar ücrete tâbi olmayıp “ağaya beleş”tir.
umarız bugün karanlık dehliz renklerinde değildir pek şirin şehriniz. dış karanlık kadar içiniz kararmasın, aydınlık olsun dileklerimizi ekleyerek bugünkü işitme engelliler için haber bültenimize başlıyoruz “izniniz olursa” hâliyle…
dün akşamki yorgunluk ve göz kapakların nedensiz ağırlaşması sonucu her an uykuya dalma modunda olunup bugünü de kazasız belasız neşeli şekilde atlatma eğilimi güçlenmekle beraber bu durumu bozacak en ufak dış mihraklara sert bir nota verileceği aşikardır. ayrıca dün akşam paydos’a birkaç dakika kala gelen bir telefon neşeye neşe katmış müzeyyen’likten sıyrılmamıza vesile olmuş dünün de kazasız belâsız atlatılmasını sağlamıştır. evde yine tatilde alınan gereksiz kiloların verilmesi gayesi ile kültür fizik hareketleri yapılmak sureti ile vücut bazen gevşetilmiş bazen de gerginleştirilmiş ve sözümona endorfin hormonu salgılandıgına kanaat getirilerek o noktada bizzat durulmuştur.
duş sonrası, history channel ile haçlı seferleri ve tapınak şövalyelerinin sığınaklarını gösteren belgesel, meyve yenilmek suretiyle izlenilmiştir. arada balkona çıkılmış ve geçen hafta Hakk’ın rahmetine kavuşan komşu için verilen iftar davetine gelen kişilerin gözlemlenmesi işi icra edilirken; ölen kişinin ardından yenen yemeğin, ölen kişinin canına nasıl değeceği sorusu üzerinde kafa patlatılmıştır.
bugün de öyle bir yorgunluktur ki saçların dalgalı, dağınık olmasına aldırılmadan şuh edalarla işyerinde çalışma yükü bizzat taşınmakta kimse umurlara alınmamakta olup “kime ne” şarkısı mırıldanılmaktadır.
akşam vakti cahil cühela ve dizlerini döven babaların dövmediği ya da serbest kaldıkları için davulcu ya da zurnacıyla evlenmelerine kesin gözüyle bakılan kızlarla yeme-içme organizasyonu mevzubahis olduğundan tüm konuşmalar akşama saklanmaktadır.
ayrıca dün yapılan bir gözlemi de kısaca aktarmak gerekirse; insanların (üstelik mutlu evlilik yaşantısı sürdükleri belirtilen) mutlu bekarlardan hoşlanmadıkları fikri baskın gelmektedir. şöyle ki: “tatil nasil geçti?” sorusuna ağız dolusu gülüşle verilen yanıttan umduklarını bulamayanlar “insan beşer kuldur şaşar” sözünü haklı çıkarmışlardır. her neşeli habere gittikçe asılan asma yaprağına dönerek damarları çatlarcasına gerilen suratlar dikkatlerden kaçmamıştır. bu da gösterir ki mutlu olmak için evlenmek çözüm değildir. evlilerin gözü bekarların nasıl mutlu olduğu olabildiğindedir. hayatlarına aldıkları tek kişinin “doğru mu yanlış mı”, “başka bir hayat mümkün mü” ya da “uzayda hayat var mı” gibi sorunsallara soktuğu türk aile kurumu önümüzdeki bayramda da olası şehirlerarası aile ziyaretleriyle iyice çekilmez hâle gelmekte; bunu bizzat evli ademoğullarından dinlemek mümkün olmaktadır.
efendime söyleyeyim, diyerek sözlerimize bir reklam arası vermek icap olursa dün akşam yatmadan okunan “kadin-ikinci cins” (bkz. simone de beauvoir) kitabının sahifeleri arasında ilkel çağlardan günümüze kadınların önce ayrıcalıklı sonra ayrıcalıksız (ya da önce pozitif sonra da negatif ayrımcılıklardan nasiplenen) konuma nasıl geldikleri örf, âdet ve yasalarla günümüze ulaşan tarihsel süreçleri anlatılmakta ve dün de bahsedildigi üzere bir söz üzerine kafa yorma gereği duyulmaktadır.
şöyle ki: “doğa, doğuranı değil, öldüreni yüceltir” sözü ile öldürme fiilinden kasıt erkeklerin doğada yaptıkları iş ile kendi sınırlarını aşmakta olduğu, kadınların ise doğurarak kendi sınırlarını daraltmakta olduğu fikrinden esas alınan ve tarım aletleri ile doğayı anlayan bilen cinsin erkekler olduğu savından hareketle gittikçe kadınların basit işlere yöneltildikleri ve köle / süt anne rollerinin biçildiği anlatılmakta olup, kitap henüz bitirilmemiş ve “yollarda okunmaya aday” sıfatını kazanmıştır.
mektubuma burda son vermek icap olduğundan en güzel günler, en güzel geceler, en güzel işgünleri sizlerin olsun der bu hayırlı ramazan aylarının hakkınızda hayırlara vesile olmasını dileyerek, sahneyi sayıları hızla artan meddahlara bırakmayı görev biliriz efenimmm.
sağlıcakla kalınız.
pek muhterem müzeyyeniniz
Müzeyyen Denim


