———————————– ‘eloğlu’na
Ontolojiniz batsın, bayım!
Çengelköy’deki apartmanınızın irtifa kaydı
Son çıkardığınız kitabın altın portakalı
Artık eskisi gibi şairlerden reklamcı
Kadınlardan doğurganlık umulmuyor, bayım!
İmge bankalarının önünde eskisi gibi kuyruklar da yok!
Ancak kartlar karılıyor bayım!
Bir kupa kızından çaldığınız aşkı
Garanti edemeyiz
Biliyoruz, bu yüzden
Her dönen aşkta şairliğiniz tutabilir!
Sonra sizi genç kadın şairlere öğütler verirken
Buluruz.
Sonra o kadınları aşağılarsınız, bayım!
Büyük şair biraz da harcamaktan
Geçiyor farkındayız
Ama kadınlar artık,
Cinsiyetçiliğe sexist diyor bayım
(Ne demekse Evet! Evet! Evet!)
Bu yüzden bütün kupa kızları sizde
Biraz daha el dönsün bayım!
Belli ki eskiden devrimci, şimdi aydınlanmacı
Çok para kazanıyorsunuz ama
Hala içtiğiniz Samsun
Yudumladığınız köpek öldüren
Eski devrimciliğin loşluğunu okşuyorsunuz
Her siyasete el attığınızda ulusalcı olma riskiniz
Bu yüzden papazı bulmuşsunuz
Desek fena olmaz, bayım!
Antolojiniz batsın, bayım!
Şiirleriniz çok derin
Çağrışımı bol
İmge sıkıntısı da fazla çekmiyorsunuz anlaşılan
Bir çingenenin yüzünden öykü aşırdığınız
Olur belki!
Gölgenizde biriken kuyularınız
Olur belki!
Sandığınızda çoğalır tenhanız
Olur belki!
Portakalınız tesadüf değildir
Zaten müzecilik üzerine yazılar da kaleme alıyorsunuz
Kusura bakmayın
Biz bu eli almıyoruz,
Elinizi gördük!
Sabaha kadar oynasak,
Bu el, el almaz bayım!
Felsefe sizi yıpratıyor
Konuştukça Baudrillard
Biraz Habermas
Eşinizle aranızda bile simülasyon var bayım!
Artık mikrokozmosa inanıyormuşsunuz.
Kusura bakmayın artık
Bize göre:
Maçanız yemiyor bayım!
——————– iç. « Yamuk », Pan/heves Yay., 2009
