Home revue || dergi || review écrit şeytanın kahvesi

şeytanın kahvesi

38
0
033-1ys-felipeleon-makaroni-seytaninkahvesi2

Macaron adında bir semttir burası. Hisarlık serserilerinin ve ufak kabadayıların yuvası, dört dükkandan biri kumarhane, diğer hanelerden üflenen ise sırlardır. Dik kafalı sarkık bıyıklıdır en fazla içeriden geçeni. Dehşet nefretleri vardır ötekilere. En çok şehit Şırnak ve Diyarbakır dar odalarında yas içinde bırakırken anaları, Hisarlık’ta zeytin değneklemeye gider aileler. Rakı illa içilir ve baba oğluna ilk cıgarasını sarar bin bir zeytin ağacının altında. Ne kadar nefret ettiklerini hissettirirler şiveyle Türkçe konuşan işçilerine ve Macaron’luların en sarkık bıyıklısı doğudan gelen sırları kiloyla satın alırken mangaldan çıkan dumanı içine çeker keyifle ve Macaron’lular çakır gözleriyle bayram namazında Mustafa Paşa’dan bahsetsin imamları diye kalabalık giderler camiye, önlerinde Şeytan Fuat, namaza dururlar imanla.

 

Şeytan Fuat belediyenin hoparlörlerinden tüm kasabaya yayılan İstiklal Marşının kırk bir dizesini ezbere okumasıyla, hazır olda durmayanları pataklaması, iki cinayeti, kumarhanesi, İzmir’den getirdiği ve evine kapattığı Ukrayna’lı kızlarla ünlüdür. Bir de tabi komandodur, kara kuşak tekvandocu ve vatanseverdir Şeytan Fuat. Babası, abisi, amcası, yeğenleri, dayısı, anası, kız kardeşi ve tüm arkadaşları gibi Şeytan Fuat denize hep sırtını dönerek oturur. Uykusu ağırdır. Böbreklerinde taş vardır, canı yanar. Tek insan kalan hâliyle ağlar bu zamanlarda. Ahmet kaya şarkıları söyler, aşık olur, pompalı tüfeğiyle bam bam, vatan hainlerinin kapılarından, camlarından geçer kurşunlar. Neşeyle evine döner. Kafa sır dumanlı. Karyolaya kelepçelediği Ukrayna’lı Svetlana’yı döver, Olga saklanırken bir köşede yorgunluktan sızar Şeytan Fuat. Sabah, anasının getirdiği çorbayı içer; “bırak gitsin bu gavurlar” der mi anası hiç! İki gavur karıya haddini bildiren yiğit oğlu daha yeni iki kalın altın bilezik hediye etmişken ona. Çıkışır karılara ve her gün evi temizletir Svetlana ile Olga’yı saçlarından çeke çeke. Akşam kapıyı üstlerine kilitler ve kocası gelmeden belediyeden evine döner, ocağa yemek koyar, kapının önüne çıkar ve komşusuna oğlunu över tüm sevgisiyle gözünden yaş gelene dek anlatır bileklerindekini sallayarak ve boynundaki cumhuriyet altını bağlı kolyeyi güğümlerinin arasından çıkartarak Fuatcığının haksız yere mahpus yattığını söyler durur. Nasıl ölümü hak ettiğini o iki kürdün ve Fuat olmasa nasıl da azacağını bu yezitlerin ve Fuat olmasa vatanın yunanlara kalacağının bir de helal süt emmiş kız bulsaymış oğulcağızı; kendisi gibi yiğit, vatansever çocukları olacağıymış ama bahtsız Fuatçığı bulamamış seveceğini, aşk istermiş, “çok duygusaldır benim oğlum Fuatcığım; anasına çekmiş…” der, kıkırdamayı severken üstüne işeyen komşusu.

 

Şeytan Fuat kahvesindedir. Kahvesinin karşısında bozkurtların Ergenekon adında kumarhanesi vardır. Rakiptir bunlar ve Şeytan Fuat için rekabet çekilir iş değildir. Elbet vardır çaresi bir kutu kibrit ve iki şişe gazla beraber hemen çözülen. Yangın üst kata ulaşır ama ve cep kanyağını içerken Şeytan Fuat yan yan bakar. Elinde tabancalarıyla onu vurmaya gelenler ise hemen tutuklanırlar kahvesinin gediklisi ve askısı kuvvetli sivil polis Latafet Ahmet ağabeyce pek hoş bu vaziyette elbet. Fakat tek sorun üst kattaki yaşlı amcanın dumandan boğulmasıdır maalesef. Ve cenaze namazında Şeytan Fuat babasıyla beraber ön safta hakkını helal ederken işlerinin açılmasını kutlamak için kerhaneyi kapatacağını düşünmektedir ve iki kapatmasını satmanın iyi olacağını. Gece tüm kirleri örterken pis bir koku yayar. En temiz görünüşlü belediye memuru ellilik babası Şeytan Fuat’ın, aynalı odada fırıldak dönme eski Mahmut’un sırtında malafatını yoklamaktadır: Babalanmış Neşe’yle sonra ilgilenecektir. Rakısını ister, “haspa rakıcık getir.”


Şeytan Fuat babasını ata bindiren pezevengi ve pezevengin parasını gözüne o gece kestirir. Bilene bilene şiş olmuş ekmek bıçağını erdemle kullanmadan evvel askısı sağlam Latafet Ahmet ağabeyine dolu gelmesini söyler. 9 numaranın kapısını kırmadan önce yere serer birkaç leşi. Peşinden babasını deşerken pek keyifle hesaplamaktadır mirastan ona düşecek payı. Fırıldak dönme eski Mahmut kaçamaz. Altı litre kanı akana dek bu diyarda, hendesenin içinde kalır. Bu kendini müdafaa eden kahraman Şeytan Fuat için mahkemede ifade verir askısı ağır Latafet Ahmet ağabey:

 

“kadın satıcısı K.L., Fuat Bey’in babasını bıçaklayarak öldürdükten sonra 
Fuat Z.'yi arayarak bulunduğu Hisarlık genelevinde 3. Sokak 6 sıra numaralı eve
gelmesini ister. Burada Fuat Z.’ye babasının ölüsünü gösterir ve Fuat Z.’ye silah
çeker. Fuat Z. travesti Mahmut G.’nin ve Neşe K.’nın da bıçaklı saldırısına uğrar.
Kendini müdafaa etmek için şahıslarla boğuşur... Olay yerine intikal ettiğimde,
kadın satıcısı K.L. silahını ateşlemek üzereyken Fuat Z. Kendini müdafaa ederek
şahsı bıçaklar…”

Şeytan Fuat babasının mirasıyla bir otel alır, sattığı iki kapatmasının yerine dört Suriyeli kadın satın alır. Kadınların kocalarını da yunana götürmek için kadınları borçlandırır. Kadınları mal yapar, kocalarını lodostan şaşkın balıkların arasına taş dolu çuvallarla yollar.

 

Şeytan Fuat’ın kahvehanesinde işte tam bu zamanlarda İstanbul’dan gelen duygusal sinemacılar bir aşk hikayesini çekerler. Senaryosunda Fuat’a benzeyen vatansever delikanlı askerden dönmüş, sevdiği kızın Macaron’un kabadayısı en sarkık bıyıklı ile evlendiğini öğrenmiştir. Hep mazlumun yanında olan delikanlı namazında niyazındadır elbette ama sarkık bıyık rahat durmaz! Ve onuruyla yaşayan delikanlının babadan yadigar kahvesini kundaklar. Şeytan Fuat filmi arkadaşlarına “benim hayatımı çektiler” diye anlatırken meyhane masasında onurla gülümser ve vatanını seven her delikanlının kendisi gibi yiğit olmasını, anaya babaya saygı duymasını küçükleri sevmesini, uçkuruna sahip çıkmasını, eroinman, ibne, hırsız olmamasını öğütler.

 

Sırtını denize vermiş Şeytan Fuat’ın kahvehanesinin duvarında asılıdır bu özlü yiğit sözler.