——————– -Ferdinaz Kök’ün ömrüne…
masayı toplamıyor da
dağıtır gibi yapıyoruz
her şey nasıl bırakılmışsa
öyle hatırlıyor kendini
insan boğulacak kadar
bilir yüzmeyi
suyu şişesine dolduruyoruz
ömrümüzün bir duldası bile yok
ne duvar dibiyiz
ne de taraçayız denize bakan
aşk her şeyi suskunluğa vermenin adıymış
ruhumuz nasılsa kuruyacak su birikintisi
yağmuruz ıslanmış kendimizi öpüyoruz
ölüm hayatta olduğunu sanmaktan başka ne
adres defterleri saklanmış mektuplar
ayrılık demekmiş sığındığımız oda
biz ki hiçbir şeyi incitmeden
tutamadık elimizde
ne kadarsa bir fesleğen ömrü
yaşadık ve öldük
yaşadık ve öldük
——————– Milas, 8 Ağustos 1996
——————– iç. « bireylikler », 1997
