salif keita’ya
folon geceler demek
ak koynuna girdiğin kış geceleri
geceler demek ve saat
uzun gözlü bir demirci folon
koşamayan üzgün bir at
bir çocuğu yakalamanın kara gözlerinden
sakızlı çamlığa komşu olmanın
kozalaklarından sevinç devşirilen
yirmi birinci yüzyıl silahlarıyla
sakatlanmanın öldürülmenin folon
sokağımızdan taşınan kızılderililer
ve kabilemin kalpaklı adamları
nehre dalıp atlarının sırtında
öte sabaha gittiler
dul kadınların kırmızı gözleri folon
gitarın bildiği sırlar
gecede rüzgarın bildiği
unuttuğu gündüzde ve
dalların koynuna sokuldu folon
bir aşk bir kuzuyla bir başağa söylendi
saçım saçların arasına karışan bit ve samana
burnunun öfke kanadığı bir akşam folon
yüreğini sıksalar yıkanır orman aşkınla
kış geceleri soğuk duvarlar folon
yalnızlığı yani çıkılmaz yaylaların
kahvede ciddi çiftçiler gibi konuşulan
söylenmeyen çocuklara yalnızlığı insanın
kulübelerde folon idare lambası
arka bahçeye gömülen dayılar
hep bir bitmez ağıt bir tütmez baca
kimsenin bu toprakta yok olmadığı
yalınayak gezindiği ölülerin karlarda
gözlerin kah kiremit kah çivit folon
kaşların yatağından ansızın sapan nehir
uzun şiirlerin bildiği gizdir
gecenin boynundaki bakır madalyon
kedileriyle yaşayan bir kadın resmi
kara çocukların ayaklarımıza vurduğu kıyı
folon demek ki yani afrika
insanın insana açken benzediği
ocak 2009



