Home revue || dergi || review écrit İŞKENCELER BAHÇESİ *

İŞKENCELER BAHÇESİ *

5
0
W-strafkolonie2-danende-iskencebahcesi

-konuş onunla !
( yalnızca taksici parçalarıyla )

——--dükkanın camlarını indirirsem,
——-doktor! manzara değişir.

——-sonra, on saat sonra
——-buraya değilse de
——-bir odaya girerim nihayet
——-içi çıkardığım seslerle şişirilmiş
——-bir yastığa koyar başımı
——-bir güzel dinlerim

——-((gizli bir işim var benim)

-beyin bir huni yardımıyla
nazikçe boşaltılsın
iç organlar, kalp, pankrea
hepten kanopus küpüne.

——-– yalınayak beyninin üzerine
——-düşmüş olsun oraya,
——-kaşıntı ve çizikler içinde kafa derisi,
——-yetmiyormuş gibi saçları yansın,
——-ayaklarına çimentodan ayakkabılar takılsın.
——- öylece serin çayırlara bırakın dolaşsın biraz ama
——-öttüreceğiniz bir ıslıkla hemen geri çağırın ki
——-kalbi her saat köpeksi bir sadakatle dolup taşsın
——-ve uysallaştıkça pamuktan bir yatağa yatırılsın,
——-Sicilya Boğasının karnına
——-ama boğanın tapaları dikkatle aralık bırakılsın ki
——-böğürmeleri tıpkı bir boğanınkini andırırken,
——-dansedeyim etrafında camdan tırmık neşeyle inip kalksın
——-hakkak iğnesiyle yazsın bunun sırtına; “hilesiz yaşa!”
——-ya da hoplaya zıplaya  bir Cumhuriyet Evliliği…
——-fransız usulü kertilsin bu… açık ağzını doldurun lapayla
——-nikahında Kolombiya Kravatı takılsın

——-(ama bütün bu ayrıntıları size ne diye anlatayım ki?)
——-dediğimi yapacağım!

– acısız ve hızlı, Dr. Giyotin! mumya, sargı bezi!
kokuşmaya karşı sodyum bikarbonat, silikon, günlük buhur, çürümüş mür otu,
boşaltılan böğür içine biraz tarçın, palmiye yağı, lavanta
resim, rasama, ayak izi, pastoral tırtıklama, ağaçlara sarılın

——--palmiye yağı!… ağaçlara sarılayım, bitkisel hayat !
gövdesini onun ağaçlara sarın
——-ruhunu yüzüne vidalayın ki
—— boynu ağrısın, boynunu eğin
—— fırlatp atın bir çukura havada taklalar atsın

ve ey siz sevenleri bir erkek gibi
—–çin fincanı kadar selametle şimdi
şu muazzam balyayı yerden kaldırın
——ki yazıklar olsun ona yükü bir gelin!

–yükünü alın. solaryum sauna fauna

———saçları yansın, solaryum sauna,          
——-güzelliğiyse korkunç bir süs          
——-aklı bir fincan çayda          
——-hapsedin onu bir devlet okulunun duvarına          
——-ya çirkin sıska ve şekilsiz olsun          
——  –ya da hazır vücudu delik deşikken          
——-gözlerini yıldız tozu gibi un ufak edin üzerinden          
——-ona akranları arasından bir arkadaş verin ama          
bir ev sahibesi nezaketiyle          
tepinmeden kendi çapında

yürütün bu soruşturmayı elinizdeki dosya

cinayet çorba yatak ve rüya

Polis! Ölüleri bütün bütün yutma!

-risksiz korkuyla tetiklenen suni peptit feniletilama

–tehlike kara sevda kuru gıda
bütün istanbul bayılıyor buna

——-(vücuda daha canlı bir görünüm vermek üzere deri altına çamur doldurulur. şekli
——-düzeltilir ve de göz deliklerine yapma gözler yerleştirilir. ölü artık her şeyiyle yeni bir
——-hayata hazırdır. tahnit edilmiş vücut okr boyası ile -erkekler kırmızı, kadınlar sarı renk-
——-boyanır. böğürde açılmış olan yarık da, metalden sembolik bir gözle kapatılır.)

-fauna! konuş onlarla!

——--hayvansal hayat hayvansal hayat, aşk düşüncesi “kudurdu” bütün üst katlarda

-artı keyif endorfin aşırılık arzu tramvayı seksomanya sicim teorisi kısa süreli alaka

——-– ”üstelik benim yazgım hiç de kalbinizi kazanmak değilken…”

-bitkisel aşk

-yalnızca koklayarak ara

-konuş raşomon’la!

——--yalnızca kadın sustuğunda

-raşomon’la!

——--yalnızca  ayağa kalktığında

-elenoir’la!

——--111 gün 37 sene veya uzun süreli alaka

-konuş…

——--sosyolog mu lazımdı?

-konuş…

——--Tunalı Hilmi doktor!  bindokuzyüzyirmiyedide
——-ölmeden evvel ilk iş kanunlara numara verdi
——-(Teseülün Men’ine Dair Nizamname, 1. cilt, tertip 1, en baştan ikinci)
——-melamilik seksen senedir yasaklanmıştır ülkemizde.

-konuş…

——-“ …o büyük kartlaşmış kediler, hatta bazen gardiyanlar bile ağlayabiliyorlardı.
——-şarkı söylerken ağlardık. hapishane çok güzeldi.”

——-konuşsam James Brown’la.

 

*şiir başlığı : “İşkenceler Bahçesi” adlı eserden, Octave Mirbeau, çev. Yıldız Ademoğlu Altan, Ayrıntı Yayınları, İstanbul-2007

[italikler: Kafka’nın “Cezalılar Kolonisi” adlı öyküsünde anlatılan “aygıt”ın çeşitli hareket ve işlevleridir.

fotoğraf: Alman Wuppertal Operasında 2001 yılında sergilenen “In der strafkolonie” (Ceza  Kolonisinde) adlı müzikal oyundan.]


Normal 0 21 false false false FR X-NONE X-NONE MicrosoftInternetExplorer4