Katre idim ummanlara kavuştum
Kaç bulandım kaç duruldum kimbilir
Âlemleri kaç devredip dolaştım
Bir sanata kaç sarıldım kim bilir
Bulut olup ağladığımı bilirim
Bârân ile yağdığımı bilirim
Altı anadan doğduğumu bilirim
Kaç ebeden kaç soruldum kim bilir
Kaç kez gani oldum kaç kere fakir
Kaç kez altın oldum kaç kez bakır
Bilmem kaç kâtip ismimi okur
Kaç defterde kaç görüldüm kim bilir
Kaç alt oldum ben ellerde bakıldım
Semadan kaç kere indim çekildim
Balçık olup binalara yapıldım
Kaç yıkıldım kaç kuruldum kim bilir
Bazı nebat oldum toprakta sürüldüm
Bilmem kaç atanın sulbünde duruldum
Bir defa cennet-i âlaya girdim
Fakat nâra kaç sürüldüm kim bilir
Beni birkaç şekle nakletti Hallâk
Külli şeye kaadir Feyyaz-ı mutlak
Kaç kez kâse oldum kaç kere bardak
Kaç yuğruldum kaç kırıldım kim bilir
Hikmet-i Yazdane karışmak muhal
Bazı nisa eyler ve bazı rical
Bu kaçıncı kemal kaçıncı zeval
Bir Mansurum, kaç dar oldum kim bilir
Şikâr olup sayd olundum tutuldum
Nice nice penbe olup atıldım
Dokundum tezgâhta halka satıldım
Kaç açıldım kaç dürüldüm kim bilir
Kaç kere süt oldum kaç kere ayran
Kaç kez davar oldum kaç kere kurban
Kaç kez memlûk olup misal-i hayvan
Elden ele kaç verildim kim bilir
Kaç kez gezdim ehl-i dükkân elinde
Kul ne bilir her şey sultan elinde
İlaç idim hekim Lokman elinde
Kaç kurudum kaç karıldım kim bilir
Kaçıncı âdemin evlâdındanız
Kaçıncı âlemin bünyadındanız
Kaçıncı fırkanın efradındanız
Anlatamam kaç bürüldüm kim bilir
Olmaz ecza-i ebdane durak
Aldanma dünyaya hey toprak
Kaç atıldı üzerimde bu torpark
Kaç derildim kaç serildim kim bilir
Gufrani der tarifatım boş değil
Güzel dinle bağrım demir taş değil
Felek ile hiç aramız hoş değil
Kaç barıştım kaç darıldım kim bilir
(iç : XX. yy. Halk Edebiyatı, M. Halit Bayrı, Varlık Yavınları, Eylül 1957 )
