Home revue || dergi || review écrit kuşatma

kuşatma

50
0

ak soluklu atlar yol alıyor dışımda

tamamlanması müşkül hatırsız koşularla

 

bir nal düşmüşse yoksul patikalarda

budur belki köpüğe batmış ağızların

gem almazlığını geciktiren mazeret

budur kanamış toynakların geçmesi sert toprağa

sırtına sezdirmeden yüklenen o ak koşu

yelesinde düğümlenmiş sırılsıklam öfkeleri

perçinler de büyütür, unutkan bir düşe

düşse yoksul patikalarda.

 

kaç hüzünlü göç geçirdi ak çadırımız

soğuk mevsimlerde gecelenen kentlere

bir nefeslik konaktı eşiğinde arafın

beklerken israfilin sûr’a değen öfkeli nöbetini

ikindi rüzgarlarından ödünç umutları

ensemizi ürperten tutkulu haz gibi gezdirirdi

çöl yordamıyla bulduğumuz o tufan efsanesi

göçe doğrulmuş ak bir koşuya dönüyor şimdi elem

üstümüzde bulutların ağışından ıslak çadırımız

 

varlığı müphem yolların ikiye bölünüşü

tedirginliğimize geçerli kaçamak mazerettir

geçmişimizle oynaşan cilveli mahluklarız

sudan sebeplerle firara hazır

bir işaret ya da duyulmayan

çiziktirdiği izleri yazgının insafsız kaleminden

buyruk alınmış,kamçı izlerini

çoktan terli ve yılgın yüzüne iliştirmiş

yokluğa yutulan varın ikiye bölünüşü.

 

önüme set çeken duvarın ikiye bölünüşü

gibi ak soluklu atlar neden büyüyütüyor içimde

anlaşılması müşkül o hınzır koşuları.