Home anthologie des poètes vivants || yaşayan şâirler antolojisi || living poets anthology balcı, bayram [1963] lamia

lamia

9
0

I.

damarında siyanür dolaşıyor şehrin

aşk bizden güçlü. bizden uzak

cinnetli bir cinayet saklı gelen her günde

eksiliyor bizim olan zaman. kederli sarsak

 

ben öyle uzak durmayı bilmezdim

insanlar geçerdi kalbimden

acıtarak düşlerimi geçerdi

bakır bir sürahide kanardım

iflah olmaz gençliğimi

 

gölgesi vuruyor şimdi sağılmayan bir yaranın

yalnızlığın üstüne uzak bir şarkı gibi düşüyor

kalbi kanıyor şehirlerin lamia

avucuma akan sudan anlıyorum bunu

 

bilmezdim ben sofraya erdemle gelen ekmek gibi

uzak durmayı sevdiğim şehirlerden

 

II.

sana hayatı tutsak alan acılardan söz ediyorum

adli tıp morglarına takılı kelebekşarkısı

dalından koparılan yaprakağrısı

sana yüzünü dağlara dönmüş hayattan sözediyorum

şehir sansartuzağı kondular ağıt halkotobüsleri üryan

sabah felaketlerle çalıyor kapıları

kadavrasız yaşamın çağıldayan sevdası

aşk bana kahır lamia. bana serkeş

 

sana oğlu kaybedilmiş bir annenin acısıyla sesleniyorum

ben ölürüm lamia

nefes alarak kalbim çarparak

şehrin belleğini zonklatarak ölürüm

salgın vebadır şehre kayıpoğulsancısı

bitirim mahçup gayriresmi

yıkar tahtını saltanatın

korku öde çığlık anamın sancısına karışır

ben yeniden doğarım lamia

bir avuç et üç gram kanpıhtısı

sonrasız canhavli

çağötesinden kalma bir fosilim

anamın evlat deyip bağrına bastığı

 

III.

çocuk yanıma tetik çekiyor hayat

her sabah başka yerimden vuruluyorum

uyumsuzluğun kahredici sessizliği

şehirler teslim alınmış lamia

aşka ayakbağı şehirler

ankara: yürüyen bir sürgün salyangoz burunlu

sivas: yüreğimin tuncunu eriten yangın

istanbul: iki yakası biraraya köprülerle getirilen zavallı

ne verebilir ki hayata karavana yaptıran bir aşka

 

ben sabahı vuran sürmanşet haberim lamia

“teslim ol” çağrısına aşkla karşılık veren

adını kurşunkırığı camlara çizen

dilinin ucunda patlayan ateşim

dağla kuşanmış bir bildiri gibi

parçalanırım şehrin koynunda

 

IV.

benim aşk dediğim lamia. aşk bildiğim

bombalar arasında yiten

tozbulutlarının taneciklerindeki günışığı

dağın koynundan kopup gelen

rahmine akıp giden ateştohumu

kefensiz gömütsüz meçhul denizler kervanı

benim aşk dediğim aklı çürüten tez

dağdan kopan ezgi

 

ben bir deprem uğultusuyum lamia

yağmurlu bir kırlangıç kanadı

kaynağını arayan ırmak

semah duran turnadirenci

inerim bir gün şehrin koynuna

gecenin yıldızını koparan sabahın ilkışığı gibi

şehrin cenderesinde yangınlara sarılmış bir annenin

ateşli yüreği gibi inerim

yakarak yokluğun acısını

sığmaz şehre içimden kopan fırtına

çünkü aşk değil bu lamia. her şeydir

 

parçalanır şehrin rutinağrısı sel olurum

oyunlarda unutulmuş afet bir çocuk

varoşlardaki delikanlılığın vitrine vuran hıncı

gençkızların kitabaralarında kuruttuğu falpapatyası

sabahına kahır düşmüş kalpağrısı

devinen ve kirlenen bir yalnızlıktır şehirkalabalığı

acılarını bas yarama lamia. yoksa vurur beni de

aşka kasteden bu çaresiz hayat

 

V.

sana sabahın sisini kalbine sarıp şehri süpüren

genç bir çöpçünün aklından geçirdiklerini sesleniyorum

her gün dolup boşalan sırça bir okyanustur şehir dediğin

yağmursuz riyakar ölümkurusu

 

ah… lamia

sen umuttan daha güzel şeyler de olduğunu öğrenemedin

dolarla markla tercüme ediliyor yaşam sanılan yanılsama

artık aşkını leylekler kanatır senin

diplomatik ihanetlerde ziyan olur bahar

dellenmiş bir tetikçi düşürür korkusunu şehrin ihanet dolu avuçlarına

 

lamia…

güzelim

aşkarasında unutulmuş gültadım

şehri kuşatan hayatın gücü erişmez aşkın doruklarına

zehir bir hançerdir saklı durur yaranda

ağla…ağla…

ağla

karışsın gözlerin dağların kıvrımlarında çoğalan tozkabarcıklarına

ben artık şehirlerde yaşayamam lamia

 

————————— mardin – istanbul /1994-1995

iç/in Canıma Değmez Hayat, Ütopya Yay., Ankara-1999