Albay Zakarakis’ten sonradır. Peygamberin bebekken, kiralanan tüm süt annelerin meme uçlarını emerken kanattığı için dedesinin tarihteki ilk biberonu icat etmesi ve bu ürünü tüm Arabistan çölündekilerin kullanmaya başlaması sebebiyle çıkan süt annesi ve kocalarının isyanından çok sonra. Konstantinapolis’te gerçekleşiyor. Müslümanlar İstanbul, Ruslar Tzsahrgrad, yerli olanların ise sadece yaşadıkları semtin adını söyledikleri karışık zamanlarda geçiyor hikaye. Beşiktaş’ta bir kız hamile kalıyor. Durup dururken. Bakire. İşe gideceği sabahlar kusuyor. Babası ve annesi Kemalist. Emekli öğretmenler. Tek kızları bu Ayşe. Boğaziçi Üniversitesi nano fizik bölümünde doktorasını bitirdi. Şimdi bir bankada danışman olarak çalışıyor. İyi para kazanıyor. Sağlıklı. Yahudi bir sevgilisi var Leon adında. Hiç yatmamışlar. Seks yok. Tüm anlamıyla. Öpüştükleri gerçek ama dil yok. Ayşe’nin karnı ağrıyor. Telaşlanıyorlar. Hastane. Doktor, şaşırtıcı hala bakiresiniz ama biliyorsunuz esnek zar yapısı bu dış rahim gebeliklerinde rastlanılabilir bir durumdur. Evet, kutlarım hamilesiniz, dediğinde ikisi de bayılıyor. Hemen kürtaja karar veriyorlar. 23 Aralık günü saat dokuza randevu alınıyor. İki hafta var. Ayrılıp evlerine dönerken Leon sevgilisinin etrafında beyaz güvercinlerin uçtuğunu görüyor. Martıdır, diye düşünüyor. Adımlarını hızlandırıp uzaklaşıyor. Ayşe utanç içinde. İşten izin alıyor. Aynı hafta televizyonlar İstanbul’a tüm dünyadan göçen çok sayıda beyaz güvercin hakkında sorgulayıcı yayınlar yapmaya başlıyor. Yorumcular, deprem habercisi, derken birisi kalkıp müjde İsa efendimiz yeniden doğuyor, diyor ve ortalık karışıyor. Vatikan temsilcisini, Umberto Eco’yla beraber, İstanbul’a yolluyor. Eco kiliseler veya dedektiflik yerine zamanını Le Felek meyhanesinde kafa çekerek geçiriyor. Sonuçta hesabı Vatikan ödüyor, diye de herkese içki ısmarladığı hala anlatılır. Ayşe bu durumlardan sıkılarak evde yorganı başına çekmiş depresyonla geçiriyor. Leon kesin benden ayrılacak, diye düşünüp ağlıyor. Rüyasına devasa bir ışık giriyor o gece, boşver Leon’u o da kim? Sen çocuğu doğur bak, dünya yırtacak artık, açlık sefalet kalmaz. Konuşup duran bu ışığı görmemek için Ayşe her gece prozac üstüne yarım şişe tekila içip sızıyor. Vatikan temsilcisi dedektiflikten sonuç almamaktan ve İsa’nın doğumunun asılsız olmasından mesut devasa tapınağına geri dönüyor. Vatikan Bankasının Umberto Eco’nun harcamalarına kırk yedi bin avro ödediğini ama kendisinin hadi hadi on bin avro harcadığını yana yakıla kardinale şikayet ediyor. O iyi içer, diyor kardinal. 23 Aralık’da Leon Ayşe’yle buluşmaya giderken kaza geçiriyor. Ölmesi için onu hastaneye götürüyorlar. Ayşe yarı sarhoş evden çıkıp taksiye biniyor. Taksici arabayı hızla sürerken dikiz aynasında Ayşe’yi süzüyor. Aklında türlü fanteziler var. Ayşe kliniğe geliyor. Asansöre biniyor. Kapı kapanınca yine o ışık. Yahu sen karımsın benim. Çocuğumuz dünyanın, insanlığın geleceği yapma. Ayşe, hadi be! Sen mi büyüteceksin? Gel büyüt, okul parasını öde doğururum o zaman! Kızgın kızgın muayene odasına giriyor. Taksiciye tıpatıp benzeyen jinekolog yüzünde şeytani bir gülümsemeyle, merhaba, diyor. Kürtaj bittikten sonra Ayşe derin bir nefes alıyor. Ertesi gün Leon’un öldüğünü öğreniyor. Önemsiz, artık bakire değilim zaten. Kendine güzel bir elbise ve seksi iç çamaşırları almak için akmerkeze giriyor.
Sign in
Welcome! Log into your account
Forgot your password? Get help
Password recovery
Recover your password
A password will be e-mailed to you.
![untitled / isimsiz [089-005] 089-2nf-yunluelreha-untitled-089-005-1-penetration-TM](https://bachibouzouck.com/wp-content/uploads/2017/07/089-2nf-yunluelreha-untitled-089-005-1-penetration-TM-238x178.jpg)
![untitled / isimsiz [058-026] 058-2nf-svoboda_jana-untitled-058-026-TM-penetration](https://bachibouzouck.com/wp-content/uploads/2014/12/058-2nf-svoboda_jana-untitled-058-026-TM-penetration-238x178.jpg)
![untitled / isimsiz [052-027] 052-2nf-yunluel_reha-untitled-052-027](https://bachibouzouck.com/wp-content/uploads/2014/07/052-2nf-yunluel_reha-untitled-052-027-238x178.jpg)
