Majör bir diyalogdur sokaklarda eyleşen
Kimi kızların aynada solduğu bakış
Gözlerden süzülen hüznü anlatamadığı
Suskun ihtiyarlar seğirtirken gecede
Tüm sarhoşlar isyan ve ecel arasında günün
defterini dürerken ıslak bir sicimle
düşüp kıvrılmış anı el yordamıyla büyüten
kör ve sağır kalabalıklara kimyası bozulmuş
bir harf fısıldanacak.
Böyle belki kanın devr-i dâimi ne bilsin
damarı çatlatacak sihirli cevşen.
Heyecanla başlanan filmin ilk perdesi gibi
anılar beklentilere açılmıyorsa
Belanın müneccimleri uyumuyor demektir.
Kanla satırlanmış o metruk evrak
Öznenin nesneye göre şekillendiğidir
Bitimsiz gibi duran devriyelerde
“Dehre sövmeyin” der tanrı,“ben dehrim!”
Burada ölmek ne bir son,doğmak ne bir başlangıç
Akıl hüviyetsiz,varlık içi boş Sartre bulantısı
Ruhu ile azası arasını açan şey
Kızların büyüyememesinin yegane müsebbibi
Dokunulmazdı sınırlar
Bu daha önce bir yere kaydedilmişti
Ağaçlara namuslu bir kimlik belirlendiğinde
İçlerinden bir kaçı fahişeler gibi döl tutmuyordu
Ve doğanın çıldırtıcı yokluğunda
Nihayetsiz çöllere sefer vardı hep
Batıl ve içten içe kendini yiyen
bir kaktüs sessizliğinde
Ama belli de olmaz
Majör bir atak geçirebilir zaman
Seri cinayetlerden hikâyeler kotarır şehir
Bir sokak bir geçite hazırlanır
Mecalsiz bakışlar ışıyıverir aynalarda
Bu sefer kızlar, hüznü başka türlü kanıksar.



