ben bu güzü eskicilerden çaldım
kırılmış derviş heykellerinden
deniz diplerinden, yangınların sustuğu
balmumu çiçeklerden
ben bu sesi kediler gecesine
bir de çatlak küplerden sızan
acımış su birikintilerine
yanan yaşlarla yazdım
ve hiç alışamadım biten aşklara
ey ipeğe söylenen çılgın şarkılar
ey çadırsız kırların rüzgâra düşen sesi
hangi acı söndürebilir, söyle
göçebe kalbimde yanan ateşi?
hadi yağmur durma, saklı resmi çiz
kaldırım taşları bile yok bu şehirde
ince ince ağlıyor yol üstünde gül
hüzünlerle kirletilmiş gecede
çıldır şimdi öldürülmüş aşkların
döne döne dans ettiği mazurka
sen çingene, bastır kızgın demiri
dizelerin çatladığı yaraya
——————her sırtlan gecesinde bir baykuş sesi
—————–her ayrılık ölü kuşlar lehçesi
al, bunlar gözyaşı, ey suskun sancı
dök sarı sözcüklerin isterik küllerine
eski bir kilim gibi sar bu acıyı
ışıklı düşlerle geçip gidenin
ayak izine
iç. “Denize Doğru”, Kavram Yayınları, 1994, sayfa:12