Home anthologie des poètes vivants || yaşayan şâirler antolojisi || living poets anthology özkarcı, ali özgür [1979] (mustafa suphi)

(mustafa suphi)

11
0

-Suphi diyecek: Taş binalarda bekletildim    
Bir ayazın suratımda bıraktığı çiziğin farkında değildim.

Hep yanlış oynanan bir at.
Binildi ve mevzular uzaklaştı.
Bu yüzden beklemek Kars’ta.
Tehcir edilmiş Trabzon’a
Trabzon plan dışıydı, bir taka elbette.

Vakasız Nüvis: Suphi, üstündeki camları ayıklanmış bir intihardır.
Farkına varmadan fenersiz bir denize açılmak
“Apoletsiz yıldızları sevemedi gitti”
Kafkaslarda bir kafkaeskliydi.
Enver Paşa ile akraba değil miydi sahi?
Bir üniformayla gömülmek enikonu.
O da denizin diblerinden cinaisi hala vurmayan bir kıyı.
Bellenmiş bir İttihattın hatttından bir türlü çıkamamak.

-İşte bu yüzden senle ayrılacağım vakasız!
Sırf bu yüzden ikimizin ayrımlarına çalışıyorum.
Öyle değil öyle olmaz apoletlerle mevzuyu bağlamak
Ne yetimhanede ne de zührevi hastalıkla başladı direniş.
“Vakasızlık”la İttihattan cumhuriyete
Olmaz böyle duble yollar yapmak.

Yaklaşık olarak şöyle ifade edilir bir Suphi.
(Suphi susamış demek
Suphi; hem durgun hem küskün
Hem serseri hem de sersem demek)
Mustafa Suphi..
Bir tarihin en mühim hatası olarak kendini görebilir.
Biraz cevval olduğu doğrudur hatta oldukça atak
Huzursuzdur (annesi az emzirmiş olabilir.)
Huzursuzluk insanı geliştiren bir şeydir.
Sürekli arar ve bir daha bıkmadan arar.
“Güya entrikacıydım 4. Kongrede” diyebilir.
Sinop’a gönderilmiş 14 tutukluyla
Hiç kaçırır mı firar etmiş doğru Tataristan’a
Batum’dan sürülmüştür.
Ural’a gene sürgündür.  
Oldukça karışıktır 1914’lerde herkes gibi.
Yazılarında kadınları aşağıladığı olmuştur.

Vakasız Nüvis: “Ben Mustafa Suphi” diyecek.
Eninde sonunda. Boyunda. Aşağıdan. Yukarıdan.  
Bir valinin oğluydum
Bir valinin ve onun vekaletinde öldürüldüm
diyecek.
Hep devletli karanlıklarını sevdiler.
Sahi öyle değil miydi?

-Öyle değil.  
Bir kere “gerçek”e yatkın olmayan kurgulara inanmıyorum, vakasız.
Bir devrimin karanlığını da sevebilmek kolay değil.
Hem bir isyanın zikzakları olur,
Engebelikleri, patikaları.
Bir isyanın matematiği olmaz bu yüzden.
Kosinüsleri, sinüsleri, tanjantları asla.
İnsan bellenmiş biçimlere nefretiyle bulur adını.

 

——————– iç. “Kitap-lık” / Mayıs-2011