Home anthologie des poètes vivants || yaşayan şâirler antolojisi || living poets anthology keçeli, bülent [1968] oğullarım için adalet

oğullarım için adalet

49
0

————————————– ‘ve makineyi hissetmek için onu gerektirmek onu
————————————– ve onun dallarının, birbirinden ayrıldığı büyük tesiste
————————————– bundan dolayı onların, neyi karşıladığı, neye dokunmadığı
————————————– ne de dokunurken noktanın ve doktorun onu’
————————————————— 2048/Emrah Altınok

ı

herkes için ağlamış olmalıyım herkes için ağlama efektim olmayacağı için

her şeyi aradım bulmuş olmalıyım iyileşmenin izinde büyüyen için
bulaşmaya dahil olmalıyım buluşmaya değil bir hastalık denemesi hiçin  
tasnifi olmalı bir her vakti evvel sayılmalı profesörlere anlatmalıyım heri
astığımda kendimi makineye idareli damlatan sancıcıya da her demeliyim

makine sancısı kabaca anlatır bozulmayan bir evde hangi kırılmış bulunursa
parlaklık için göğe bakmıyorum kurulan bir vücut ikna oluyor hastalığıma da
düz durup anlatsa makine grafiğinde harfler ay tırnak gibi ışığında kalsa
oğlum ay tırnak gibi dedi evet hali görüyordu makine içi bunu zerkediyorum

makineyi göstermiyorum oğlum makinesiz söylüyorsun bozduğum lirikleri

bir makineye ihtiyacım var mıydı makine parkı yaratmak için ön bir safta
bu ahir der geçerim içinden hastalığın özünden geçer gibi her gün içimden
sancısı olmayan bir taşı fırlatmak gibi aya taşın içinde ulaşmak ihtişamı
taşın içinde olmak istemedim taşın kendisi olmak mı olabilir ihtiyacı

oğlum hayaller görmeye devam ediyor oğlum hayalleri zorlamayı seviyor

taş almıştım elime boğumsuz parmaklarımın arasında sinema kavramak için
üste bağlıyorum oğlum dualarım kabul olsun diye üste bağlıyorum hızlarımı
kabul olursa oğlum sonra öğrenin bendekini öğrenirsiniz elifbanın elif inini
ben de öğreneceğim kabloların ve fidanın ve yersizliğin ve ba’nın galibasını

idarenin fabrikasındayım kanım hızlı mikserlerde kanım çırpılıp: mamul

ıı

salondaydım her buldukları kolu bana yontuyorlardı benzettiğim için taşa

böyle anlatılır mı bilmiyorum nasıldır hüyük literatüründe taş bırakan tarih kolu

merhem sürüp öğrenebilirim kolumu merhemler sürünüyorum öğrenebilirim
makinenin yanında sırra kadem basmadır bu kolumu uzatıyorum merhemsiz
hem bir yaranın iyileşmesi için bağlanmazsın merheme etini merak edersin
hem bir yaranın iktisadını öğrenmek için kurulmazsın dirhemsiz kürsülere
hem bir yara varsa bunun bir müfredatı olacak diye dalmazsın literatüre
saklanmaktan buzlara buharın da bir merhem olduğunu anlarsın
hem bir yaranın şişliğinin inmesi için değil vebal ettiğini merak edersin
hem bir yaranın neye karşılık geldiğini sadece değil meraktan bildiğini

ııı

kinci değilim ikinci değilim ikkinci değilim ıkkıncı değilim

taşra masumdu taş da masumdu parmaklarımın arasında ufalanmadan kalmaktı
üretilmez taş üretilir taşra bunu öğrenirsin taş duvarda bir film gösterirler sana
üre tilirsin ür etilirsin ü retilirsin böyle tüketemezsin birikeni senaryo diye
üretilmez taş vardır attığın her şey taştır konuşulan her şeye taş denir diyalogda
taşmaktan gelmez taş son doğurgan hali değildir lafları yasaklamak eyleminin
taşınmaktan gelmez taş bir nakil aracı değildir söz taş değildir uçamaz
taşırmaktan gelmez taş suyun ilk halidir belli yıkanırken taşlıkta saf saf
kara taş vardır uzay denen boşlukta kara taşın yanında yatmak gerek
taş taş üstünde kalır taş başın üstünde kalmaz Moğollar taşı yeryüzüne yayar
taş taş taşak geçersin taşaktan gelmez taş ama sağlamlıktır anadoluya girişte
taşıma suyla değirmen dönmezden gelmez taş suyu sever taş okşanınca

kinci değilim ikinci değilim ikkinci değilim ıkkıncı yeni değilim

unutun bunu
ttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttaş
unut bunu
yurttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttaş

ıııı

kolumun da haritasını çıkarttılar en sonunda makinenin mizanında
makine bilebilir kolumun girintilerini çıkıntılarını noksanlarını
taşlar birikmiştir kovaya kolun dağılmıştır taşlar değişmiş midir
değişen bir şey varsa kolundur dağılan görevi almayacak kadar sabit
makine bilebilir yavuz yazmıştı bunu şiirinde murat şahittir kablolara

ancak makine girebilir canımın dağıldığı tesissel ayrıntılara
kolunuzun bir haritası var mı öğrenebilir misiniz bunu çok yakında
harita için bir iğne gerek önce kalın ve sınırsız bir yurt kolpozisyonunda

zırhını kabartacak bir iğne derini yükseltecek bir iğne kabartan bir iğne
ipi kırmızı bir iğne pergelsiz bir iğne delikli deliksiz bir iğne siyah noktalı
dikmeyecek bir iğne terzinin eline yakışmayacak bir iğne sancıcı iğne
kol ve iğne ayrılmaz ikili ve iki iğne: ven iğne arter iğne starter iğne
kolunuzun haritasını çıkartır döğmeye izin vermez tek başına egemen

yavaş yavaş ilerlediğinden izler bilirsin kolunun bir uzantı olduğunu
taşlar fırlar izin verir mi kolunuz taşları taşlayın emrinin komuta zincirini
bir tedavisi var mı arafın ben bir geçip gitsem kendimden
ben geçit vermesem kendimden
ben bu fotografiden ayrılsam  
uyandırın bu arabı netleştirin tabı bitabı