Anlamı olmayan isimler gibi
Bileğime kazıdığım dövmedir yalnızlığım
Çoğalt beni
Kimbilir hangi anda iki yabancı insan
Cama vuran kuş sürüsünü kovmaktalar
Benim yerime
Küflü bir tebessüm var şehrin sırnaşık
Ve sahte yüzlerinde
Dil çıkaran palyaçolar susturuyor geceyi
Öyle yumuşak bir çilingir ki sensizlik
Tek denemede açılıyor kilit
Içine, hep içine kapalı yabancılığım
Öyle böyle değil bilsen ne ağır bir yük
Bindi omuzuma
Çok müşkül bu kantarı sürüklemek
Peşi sıra sapsarı kaygıların
Sersem sepelek cama vuran kuş sürüsünün
Kovulmuşluğuna sığınan iki yabancı
Anla artık!
Dünün sarı odalarında korkmaktan yorgunluğum
Kör bir usuturanın dizdiği dokuz harf
Bileğimde kanayan damıtılmış sır
Azalt beni.



