seyreliyor kalın gölgelerimiz uzağın soluğunda
hiç görmediğimiz bir gökkuşağı akıyor içimizden
kesmiyor ağrıyı sığındığımız renkler
düşlerimizde karayel serinliği
doludizgin geçiyoruz yârim, aynaların sahrasından
anılar sürükleniyor yaşlı yüzlerimizde…
dinliyorum
bir taş başka bir taşla konuşurken:
“suyun belleği sende kilitli
kızıl nehir
getirmiyor nicedir ılık akışı sevgiliden
bu yanıltan bir bekleyiştir, gecikir, çürür zaman
kaldır gözlerini ve anımsa
hafıza kemiğin ardında
karanlığın alanları boyunca tutsak
hepimiz ödeyeceğiz unutmanın bedelini
vazgeçecek dünya hepimizden
unutursak… »
Fransa, Nisan 2018
Ekim 2017
Helsinki



