——————————————-— – ece ayhan’a –
dalgınlığın küpeştesinde yelken bekleyenler ülkesinde
uyanır dipdiri derisine öz kuramsal kokularını sürerek
dersimi almışlar diyen eşkıya ritüelinde bir dersim ilanı olarak
kalakalır tarihi tüy üzerinde yalpalayarak geçiren hummalı sivil
sahi titrekliğin kıl köküne kalınca bir ret gövdesi diken
irkilir putatapanlar arenasında mücadeleseverlikten sıyrılıp
dolgun maaşa talim edip terbiyesini zarflayan fiilsiz bey
diklenir korkusu meydanlara düşüp herc ü merc’ileri gidince
dizelerin dizdarı kanita mağarasının üst kültür ruhbanlığında rüzgarlanıp
bakakalır gri cevheri coşku kusan fırtına natürmortu gökyüzüne
yüreğini yumru yumru duvara dayayan reşit olmayan imrahorlamaları
duyulur yorgunluğun ve spotların katıksız iç mekan sorununda
katil doğanlar adına şair şahinlerin devraldığı devrik hazineye
iç geçirir içip içip içlenen divanında yaşayan uykusuz
klasisizm güneşinde asortik uçuşlarla eriyen metamodern yanılsamacı
şaşakalır ardında kil oyunlarıyla denkleşen evrimsel çevrime
———————————————————— iç. Huyname, yky, 2008
