Home anthologie des poètes vivants || yaşayan şâirler antolojisi || living poets anthology şafak, halim [1962] yarım gece…

yarım gece…

18
0

yarım gece sabaha valla billa çıkmaz
yağmur boşa çarpar pencerenin camına
balkonda soğanlar yeşerince ne olacak
fesleğenler çıkmamış kimin umurunda
biberleri muhakkak soğuk vurdu

kim geldi yarım geceye geçti oturdu
kim soğuk nevale bir türlü gelmeyi bilmiyor

romanın ortasında bir inek niye öldü?

balkona çıktığımda çiçekleri sulamadan
geri dönmezsem belki ne varsa hatırlarım
güneş çekilir ellerim suya doğru uzanır  
ömrüm yarım gece kaldı kalmadı

istanbul mu olur ankara mı  
izmir mi milas mı sivas mı

durduk yerde yolculuğa hazırlanmalı

“sivas’lıya dikkat edin, kav gibidir”* yakar
plakaları kim ezbere biliyorsa buyursun saysın
memleket seksen bir vilayet yedi bölgeden ibaret

yarım gece hiçbir şehre gitmem artık

kırkısrakta dağa çıkacağım diyen  
birinin sakalları uzamış elleri mavzer
meşe ağacının gölgesine sinmiş devlet
“ay ışığı jandarmanın süngüsünü yakıyor”

kim yarım geceyi alıp suya tuttu
yüzdü sesti soluktu ne kadar çoktu

sigaranın birini yaktım birini söndür
kahve fincanlarını masaya yığ
perdenin arasından bakmanın anlamı yok
güneş doğduğunda yıldızlar kaybolur
hiçbir evin balkonu kimseye kalmaz

kim odasının kalabalığına karıştı gitti
kim evden eve kendini sürüklüyor salak!

pazar yerinde kalanları toplayan çöpçü
gördüm yarım geceyi alıp cebine koydu

kim iç geçirerek göğüslerini ovuşturdu
yetmedi gül kurusu uçlarıyla oynadı
kim uyumadığıyla kaldı daha beter olsun

büyüsüz dünyanın büyücüsü ömrüm
hayalet olup dolanıp duracak ha siktir

gündüz gözüne kimse kimseyi görmezin
ipiyle kuyuya indim orda kaldım
kim bağırdı bu havada suya girilmez
kimin gözleri bugün değil hiçbir zaman

hatırladım her şehrin yüzünde aynı fotoğraf
duvar yazılarında eksik olan ne varsa
şairler bu gece yazılamaya çıkcak
“devlet ve tabiat” “devlet ve tabiat” **

sokaklarda kendi kendine yürüyen hayalet
kimseye rastlamayacak radyonun sesini
kıstı ışığı söndürdü kırık şarap şişesinin
dudaklarında bıraktığı kesik kanıyor

bekçi köpekleri çenileyip duruyor sussanız
ihtimal polis “solcu bir anarşist”i vurdu
kimsesizler mezarlığına gömüp gelecek

kalkıp her duvara aynı sloganı yazmalı
“kahrolsun faşizm” “kahrolsun faşizm”
evde tek kırmızı kalmış siyahın üstüne gider
bağır çağır kendimi hangi sokakta vursam

kim yarım geceyi bekliyor belki bu kez gelir
kim eve kapanmış valla billa gelmez
balkondaki saksılara su döksün anca
kim geldi donunu sıyırıp oturdu
geceden ne kaldıysa işeyip kurtulacak

kim gelmeyi bilmiyor ölüm getirir belki
kalktım dünyayı bir daha dolandım
ceren suyun altını yaktı kahve yapsa bari

şarkının ortasında hangi evin önüne kilim
serildiyse kamyonlar çiğnedi geçti
caddelerde panzerler havlıyor
kim nasıl dudaklarını körkuyu gibi açıp
göğe doğru devlet dediğin böyle olur zahir
ceren bağırdı halim güldürme insanı!

yarım gece sabaha valla billa çıkmaz
yağmur boşa çarpar pencerenin camına
balkondaki soğanlar yeşerince ne olacak
fesleğenler çıkmamış kimin umurunda
biberleri muhakkak soğuk vurdu!

*süleyman demirel
**ece ayhan

——————– 27 mart 2007

——————– iç. “yarım gece”, 2010