
Gece odamda, bir başına kaldığımda
gönderdiğin mektubu düşündüm.
Hiç ümidim yok, senin hamurun başka.
Karanlık bir ülkedeyim şimdi. Gençliğim
bir rüya gibi geçti. Saatlerin tıkırtıları
hep aklımda, eflatun gömleğin, gözlerin,
bir camekanın arkasında kitapların duruyor.
Sonunda bir muamma olduğumu yazmışsın.
Mektubun masada, eski bir kitabın arasında,
uyukluyor şimdi, mürekkebi yanıyor oysa,
kederli başımdaki uğultu hiç dinmiyor, gece
hiç bitmiyor. Hiç solmayacakmış gibi ellerin.
hep zihnimde duruyor, unuttuğumuz fotoğraflarda.



