Home revue || dergi || review écrit aşk ve öfke

aşk ve öfke

61
0
Hepimizin ekvator hattının altındaki
İncecik bir çizgiden geçerdi Marilyn Monroe imgesi
Kimimiz yoktuk bile O varken ve giderken
Gene de tanımsız bir sancıyla hep bildik Marilyn’i
 
Marilyn yapma sarışınlığıyla bile
Daha sarışındır diğer bütün sarışınlardan
Hâlâ en beklemediğiniz anda
Bir fotoğrafın içinden çıkar gelir
Ya da bir film karesinden
50’lilerden kalma bir nezaketle
Eldivenini fırlatır atar elinizi tutar
Gökkuşağı gibi bir öpücük üfler
Nasılsa kıpkırmızı bir ruj izi kalır yanağınızda
Einstein’a rölativite anlatır mesela bir otel odasında
Ve hatırlatır acımasızca zaten hep aklımızda olan
O’ndan büsbütün yoksun erkekliğimizi
 
Marilyn öpücükle de kalmaz cesur meydan okur
Sözde beyefendiler sarışınları sever
En çok sulanan güller en çabuk kurur
Ve saksısını mevsimsiz terkeder
Belki yanılıyorumdur ama
Aşk eskiden bu kadar öfkeli değildi gibi geliyor bana
Eskiden (eskiden derken benim bildiğim eskiden)
Bir yemeğe tuz gibi zorunluydu sevda
Oysa şimdi gördüğüm ne varsa aşktan yana yerlere düşmüş
Bir illete tutulmuş çaresiz dertler ve dertsiz çareler içinde
Belki de bu yüzden artık üzüntü işgal ediyor insanı
Sevinçse sadece ziyaret ya da öyle geliyor bana
Hiçbir şey göstermeyen şu yol isaretleri mesela
Yollarda sokaklarda şehir içlerinde dışlarında
Hatta birebir ölçekli haritalarda
Aşk cinayetlerinin korkulu mahkeme salonlarında
Mesela hiç unutmam o deli oğlan
Güzelim kızın boğazını kesivermişti
Satranç tahtasının en keskin taşıyla
Köpeğinin günlerce haftalarca ağladığı söylenmişti ardından
Dahası da var çılgın bir başka adam Sydney’in tam ortasında
Sevdiği kızı bir sepet gibi atıvermişti
Gök kadar yüksek lüks bir apartmanın balkonundan
 
Gerçi biliyorum herşey birden patlar insanın içinde
Büyük yanlış bir isyana çeyrek kala
Oysa ben bazılarını elele yürürken gördümdü
Adamın yüzünde memnuniyetten yapılma elişi bir aşk zaferi
Kadınsa şımartılmışlığın o sular altındaki antik kentinde
Bilmezlermiş gibi aşk sadece ışıklı bir gösteri
Hem seyircileri hem oyuncuları etkileyen
O çakıl taşlı bir çocukluk sahilinde yıldızlara bakıp
Ucuz filmlerin oynadığı yazlık sinemalardan
Frigo ve çamlıca gazozu satılan
Onları o anda var sanmak gibi güzel aşk
Oysa onun o kör eden ışığı
Yola çıktıktan seneler sonra gelmiştir sana
Bak hiç değilse bu dediğimi sakın unutma