Bordo bir gece başlıyor kucağımda göz göze
Kar havası, hevesi kaçmış kasım akşamında
Demek zeytinyağlıları seversin sen de
Deniz kenarında küçük bir kulübemiz olsa
Hayat bayram olur muydu rüyalarımızda da
Sonra ay çıksa güneş batsa
Tenine olta atsam geceleri göz gözü görmeyince
Sabah ağım balıkla dolsa
Bordo bir gece başlıyor kucağımda, çıplak
Kulağım sesinin kuşatmasında
Gümüş bir takı takıyorum rüyana
Uzun olsun bu gece de sen yanımda yoksun nasıl olsa
Güneş doğmasın, sen doğur beni
Bordo bir gece başlıyor kucağımda
Her yerin mayıs papatyası
Çınlama bitmez bir dans kulaklarımda
Alıştım sensizliğe düşe kalka
Bu gece uzun olsun senin boyun kadar
Ben senden beş santim daha yakınım martılara
Zeytinin düşü incirdir mutlaka Ayvalık’ta
Narın ise senden başkası olamaz benim gibi
Bordo bir gece aklımda
Altımda derin dar bir uçurum
Kanadı kırık uçuran uçurtma
Dili tutulmuş bir yurt akşamı
Uzak bir hayal o kıyısında durduğum harita
Dilimi sildim bordo geceye
Tenin başımı döndürdü
Ağır bir sancıya direniyor kalbim
Kucağımda bir ay parçası zıp zıp
Boynun serçe yuvası
Soluk soluğa bir koşu
Sana ulaşmak olunca gecenin koynunda
Kuytularına gide gele sabah olmasın
Bordo bir gecede ben sana her şeyden çok daha yakınım
Çocuklar gibi seviniyorum seni öyle görünce, bordo


