Home revue || dergi || review écrit bulantı

bulantı

21
0

Sesler soldu kaş karardı kanat çırpmıyor zaman

Elma dalında hala –ihanetin koynuna yuvalandı yalan


Tam da bir aldanmadan doğacakken insan

Evrenin düğümü çözülür –sözünü sakınır yaratan


Uzam devinime açıyor döl yatağını

Birbirinin içine yürüyor madde ve ektoplazma


Saydamlaşıyor bedenler –eller hızlı bir rüzgar parçası

Uzak yakındır–görmenin ucunda bir göz kırpması


Solumak aralanmaktır –çığlık bir krater ağzı

İçime doğru bir yol yürür ayakları bulut beyazı


Koşar adım marş mevzileri terk ediyor savaş

Su uyandı düşman uyudu kendine kıydı nefret

Avuçlarıma kök saldı sevgi dallarında bereket


Periler masallarından çıktı krallar artık çıplaktı

Çirkin kurbağa dudaklarımdan öptü –çişim geldi


Ve uyandım düşten

Tenimde lav lekeleri

Pencerem renk vermiyor

Donduğu yerden

Uçmaya başladı zaman


Beşik çalkantısından mekik sarsıntısına

Uzay tutması

Bulantı – öğürme

Şehvetin eti çürüdü

Ve bölündü yürüme…


Medusa’nın laneti bitecek mi

Uyanacak mı ten

Devinecek mi beden

Yeniden oluşacak mı evren?


Şubat, 2014 / Mağusa