bachibouzouck – No: 018 / 09.11
bahri beyciğim,
hayırlı sabahlar” efendim,
bu sabah da afiyettesinizdir inşallah diyerek bugünkü mesaimize ve görme-duyma-konuşma-tatma-dokunma engelliler için mektubumuza başlıyoruz.
gününüz mektup okuma sırasında ve sonrasında neşe- huzur ve muştulu havadisler alarak geçsin efendim.
dün akşam saatlerinde dünkü havadis mektubumuzda da neşredildiği üzere cahil cühela kesimin davulcu ve zurnacıya varacağı kesin olan iki arkadaşla iş sonrası taksim’e diye yola çıkılmış. genç-yaşlı / erkek-kadın ya da diğer cinsler / şişman-zayıf / kel-sırma saçlı ruhların aktığı insan seli arasından ancak yol bulunmuş, ara ara omuz omuza, ara ara beden diliyle iletişim kurularak; ilk görüşte iletişim tamamlanmış ve mevcudiyetimiz ecnebi bir kozmetik mağazasına zor atılmıştır. mağazadaki ne kadın ne erkek, ne genç, ne yaşlı, ne ince ne kalın sesli bir ademçocuğundan destek alınmış, alınacak ürün için, değerli görüşleri bizlere aktarılmış ve kaşlarımızın kalınlaştırılması ve iri gözlere layık olması için elinden gelen tüm desteğe hazır olduğuna dair iyi niyet düşünceleri paylaşılmış, karşılıklı teşekkür etmelerle barış güvercinleri havaya uçurulmuştur. ayrıca birden yanımıza koşan aynı ademçocuğu refakatimde bulunan esmer, güzel, ince, su gibi kızı ima ederek “aa siz birbirinize ne çok benziyorsunuz” diyerek şaşkınlığını dile getirmiş, su gibi ademkızı da “ikimiz de sivas’lıyız” diyerek, “hadi gel köyümüze geri dönelim” nostaljisini yaşatmak istemiştir.
velakin küçük bir ticaret erbabıyla ondan daha küçük ticari faaliyetlerimiz bitip mağazadan ayrıldığımızda insan selinin duracağı bir zaman yer henüz yoktur. senelerden beri de bu akış devam eder. bir çözüm bulunamamaktadir. gidilen yky kitabevinde kitaplara, dergilere bakılmış karıştırılmış arka sayfalar okunmuş, planlar yapılmış, alınmış-alınacak kitaplar el yordamıyla sevilmiş, gönül gözüyle görülmüştür. lakin nihai ticari alışveriş sanal-banal kitap sitesinden yapılacağı için kitapçı içindeki tüm faaliyet bununla sınırlı kalmıştır.
gelen bir telefon üzerine pürdikkat dışarı çıkılmış, işi olan ahbabın işi bitmis ve söz verildiği üzere önce “taksim’de” denilen ama arkadaşın macellan olmamasından kaynaklanan yön bulamama özelliği nedeniyle sokaklar bir bir geçilmiş, aşılmış, geride bırakılmış, ileriye serilmiş, arada kalmış, sırtına binmiş, amuda kalkmış durumda, yüksek ökçeli ayakkabılarımız aşağıdan yukarıya isyanını acı bir şekilde belirtmişken, tam ümitlerimiz kesilmiş iken, tam gideceğimiz restoranda ismi lazım değil büyük şef’in kayıp ilanini okumaya hazırlanırken galata kulesi’nin karşısında bir köşede mütevazi görünümlü lokantamıza gelmiş bulunduk.
gayet sıcak karşılama ile kendimizi en ufak bir oturağa atmaya bile razı iken içeriye bar köşesinin karşısındaki rahat koltuklu ahşap masalara bedenimiz ve ruhumuzu atmış olduk.
açlıkla yoğrulan bedenimiz, açlıkla terbiye edilen nefsimiz gelen menünün hepsini yiyebilir gözü ile bakmakta, gönül gözümüz inzivaya çekildiği için hırs gözümüz dört gözle yemeklerin üzerinden tek tek geçilmiş ve pizza-şnitzel ve makarna siparişlerinin ardından önce şarap ardından naneli limonataya dönen içecek siparişleri ile doymaya dönük bir aşama daha kaydedilmiştir.
keyifle başlayan yeme içme seansı bir süre sonra işkenceye ve altından kalkılmaz yüke dönüşmüş, sohbet ve kan ağırlaşmış, gelirken genç olan ruhlar adeta bakıma muhtaç bir hale düşmüşlerdir. saat de geç olmaya başlarken, gözler etrafı değil kendini gözler hale gelmekteyken yan masadaki bir hareket gözlerden kaçmamıştır. şişmanca, sarı boyalı uzun saçlı, güzel de olmayan heyecanı yüzünden mütevellit bir ademkızımız randevulaştığı genç ile buluşabilmek için gelmiştir. heyecanla bir saatine bir kapıya bakmaktadır.
tam o sırada kapıda görünen ondan daha heyecanlı güzelce, sırıtmadan etrafa bakamayan genç sözkonusu masaya doğru ilerlemiş ve söz verildigi üzere gözler gözlerden, eller ellerden ayrılmamakta ayrıca sadece görmek için değil gözlerle yemek gibi bir işlev de yerine getirilmektedir. yürütülen tahminler sonucu çiftin internet denen sanal-banal / yanal-kanal yollar üzerinden tanışıldığı ve ilk buluşma sözkonusu olduğu gerceği ağır basmakta bu yönde fikir beyan eden kamuoyu hatırı sayılır bir biçimde artmaktadır.
meraklı bakışlara son verilip harekete geçme zamanı geldiğinde vakit geç olmuş, yürüyerek tepilmesi gereken mesafe gözde büyüdükce büyümüştür.
nihayetinde yarım saat sonrası ulaşılan metro istasyonu durağında hüzünlü vedalaşmalar adeta gurbete işçi gönderme merasimlerine dönmüş gözyaşı sel olup akmıştır.
tıknefes kalınarak inilen metroda serin koltuklara oturunca bir nefes alınmış ve gökyüzünün varlığından bihaber seyrüsefaya başlanmıştır.
15-20 dakikalik karanlık olmasına rağmen sahte aydınlık dekorlu yolculuktan sonra dönme dolap misali döne döne yeryüzüne inilmemiş çıkılmıştır.
özel şoför edasıyla bekleyen sarı taksilere atlanmış ve 3 dk sürecek kısa bir yolculuk daha yapılarak eve yollanılmıştır.
eve dönüş sılaya dönme hissiyle karışık özlem, yorgunluk ve alışkanlık gibi duygu durum rahatlığı getirmekte ve duş sonrası uykuya dalmayı rahatlatmıştır.
bugünkü mektubumuza da burda son vermeyi münasip görerek en güzel günler, gün gibi eylediğiniz geceler sizlerin olsun diyerek esen kalmanızı dileriz.
esen kalın
pek muhterem müzeyyeniniz
Müzeyyen Denim


