İki koçak bir meydana koşanda
Ağzı gemli küheylânlar coşanda
Gün batarken kan gövdeyi aşanda
Titreşir yerle gök er sedasından
Cenk gününde döğüş olur can kokar
Şehitlerden ılgıt ılgıt kan akar
Muhanet de gelmiş duldadan bakar
Utanmaz mı hançerinin taşından
Yükseklerde olan alçağa inmez
Yiğit oğlu yiğit eşeğe binmez
Arkasın çevirip yüzünü dönmez
Yaralanır sıfatından döşünden
Köroğlu’yum kılıç vurdum kalkana
Muhanette eksik olmaz mahana
Koç yiğidi doğurmaz her ana
Boğulur gayrete geçer serinden
(iç.: Eflatun Cem Güney, « Halk Şiiri Antolojisi », Varlık Yayınevi, İstanbul – 1959, 4. Basım, Sayfa : 25)
