Home revue || dergi || review écrit kötü şiir – kötü dize

kötü şiir – kötü dize

5
1

“(…)

Üvercinka’dan tahammül edemediğiniz beş şiir söyleyebilir misiniz?

Beş altısını değil de üçünü söyleyeyim. San, Gül, Dalga. İstersen, beş de yapalım. Güzelleme‘yi ve Süveyş‘i de ekleyelim. Hadi altı olsun: İngiliz.

Çok kötü şiirler var Üvercinka‘da. Sözgelimi Şiir adlı parça. Başarısız hece şiirlerini andırıyor. Ayrıca benim havama uygun değil. Sizin Hiç Babanız Öldü mü? de öyle. Bir şeyler anlatıyor, ama çok ilkel.

Nehirler Boyunca Kadınlar Gördüm de kötü bence. Asıl önemlisi, benim değil.

Şarkısıbeyaz ‘ı (ilk şiirim), Üç Adet Yıldız‘ı almadığım kitaba bunları hangi akılla sokmuşum acaba? Onlar da kötü aslında.

Şu dizeye kimse tahammül edemez: “Bir yandan sevgilerini sebil ediyorsun sıcak” (Elma) yalnız şiiri değil, kitabı da batırıyor.

Tabii, daha bir sürü kötü şiirim var. Ama onlar benim; onlar da ben’im.”

Cemal Süreya

Günler, 399. Gün, YKY, 2.b., Nisan 2002, s.172

1 COMMENT

  1. her$eyin bir yeri var. yani her urettigimiz, icimizdeki bir $eyi dolduruyor. zaman icinde degi$iyor olmamiz, o dolduran $eyin doldurma i$levini gormu$ oldugunu bireysel tarihimiz acisindan degi$tirmiyor. onlari yazmami$ olsaydik daha sonrakileri de yazamazdik. kamuya acilmayan her urunu ise failinin icindeki $uphe kurdu yiyip bitiriyor. halbuki fail, o urunu kozasindan cikartsa o bir kelebek olacak ve yeni kelebekler birakarak omrunu dolduracak idi. ama mukemmeliyetci olanlarimiz o kozayi, benlik dedikleri $uphe dolu kaynar kazanin onunde dondurmaya cali$iyorlar. $upheyle peynir gemisi yurumuyor. rotayi mukemelle$tiriyor. e hicbir yere gitmeyen geminin, rotayla işi ne ola ki?