aylardır yavruağzı bir sümbülü kaçırıyoruz sel sularından
öfkenin sümbülünü, çaresizliğin ve şen söylencelerin
ardımızda bir canavar, almak için elimizden
en az ihtiyacı olanı
en çok ihtiyacımız olduğunu bildiğinden
bir asker olmanın cehenneminde insan da olmanın payına düşeni
kaçırıyoruz rüya patikalarından ve uyandığımızda ilk önce
hiç uyumamış olduğumuz bıçak gibi ürpertiyor içimizi
o sümbülü sokakta bulduyduk
bir kent savaşının rengarenk sokağında
yavruağzı ve beklenmedik
güzel kalabilmenin yemyeşil duvarına
az önce şiirlenmiş dört başı mamur bir dizeydi
benzetilebilirdi yeryüzünde kayda geçirilmemiş başka ne varsa
o sümbülü bir kavganın ortasında bulduyduk
yavruağzı dudağında çiy
sonunda kavgamız oldu
kimileyin aşk hayatın yerini nasıl alırsa
mart 2014


