Sesimdeki kanın kokusuna bakıyorum, oturduğum kayada kendisini yiyen
Harcı değil elbet, bildiğimiz sulara sisleriyle gömülmüş gövdelerin ağrısıdır
Dudaklarımızda kırışmış birer alnın, uzaklığından usul öpülmüşlük tortusu
Sesimde zehrini ateşle akıttıkça boğumlarını artıran akrebin dümensiz çatalı
İçimde bir bulantı bırakıyor, suların değil ruhların sancak gibi dalgalı hüznü
Hep kesiğinden olmalı insan hep kesiğinden hep kesiğinden olmalı zamanın
Omuzlarının kesiğinden ve köprülerin kırıldığı erdemler gibi elemle açılmış
Kesiğinden yeşeren ağaçlar gibi sürgününü karnında dönen çarklarla taşıyan
Sana korkunç sırlar değil yalın sızılar bırakırım gece nehirlerinde yıkanmış
Limana ermiş vapurlar, sessizlik saatleri, birkaç duygu kökü toprağa doğru
İçinden geçenleri düşündükçe hayatının esrikliğini kesiğinden bölen ısrarı
Sana sınırların ıslak sırtını ve hâliyle Atlantik kuşlarının çığlığını dağa paralel
Göğsün rüzgârı da sığamaz atların yelesine geç doğan gözleriyle parıldayan
Güneşin kırbacı da darlığın kemiklerini yorgun köpüklerle tersine ululayan
Bunları da bırakırım sana doğru yol almış yalnızlığın lavtalarını mahir çalan
Sesimde içi boş bir Strasbourg bavulu ağacının şarkısını söyler menteşesiyle
Tahtaları bir Endülüs kadırgasına direk olmuş ağacının şarkısını içimde boş
Damarları yavaşça büyüten sarımlarını, kabaran bir rıhtım gibi derisinde
Yükünü esrarla dövmeleyen bavul uyuyan sularda ahşabın şişkin gözleridir
Yağmacıların kırmaksızın taşıdığı aynadaki hevestir soğuk terler sarnıcı
Olmanın üstün erkini taşıyan zulmün kırbaçla yürüdüğü sırtın kovuğudur
Zevk için öpülmüş bir kadının ömrübillah döktüğü saçlarıdır avlusuna
İçinde geçmişin kavanozlarına babasının küllerini dolduran evlât ağrısı
İçinde olabilecek bütün yolculukların aşk suları, aşk taşları, aşk kanları
Çalkanıp duran bu bavul sana yalın sırlarını verecek korkunç sızılarının
Koca bir kentin pencerelerinin dışına kapattığı yalnızlık kokusunu sesimin
Hakikat su kıyısında serinleyen bir çift ayak soğuyacak volanı yeryüzünün
Kesiğinden seyredilen zamanlar kesiğinden seyredilecek zamanlara doğru
———————————— « yitik baykuş » isimli yayınlanmamış şiir dosyasından…


