Home il était une fois || bir varmış bir yokmuş || once upon a time istanbul [vieux || eski || old] untitled / isimsiz 044 –

untitled / isimsiz 044 – [istanbul 016]

25
0
044-BVBY-istanbul_016-coll_leonidas_mikropoulos

KUZGUNCUK’TAN ORTAKÖY CAMİİ’NE BAKIŞ – 1950

 

Suhan Yüksekışık: Deniz trafiğinin yoğunluğu sizi şaşırtmasın. Zaten İstanbul’u İstanbul yapan konumudur. Yani bir liman şehri olmasıdır. O devirde neredeyse bütün ulaşımın denizden olduğunu düşünürseniz. Karadeniz’den kereste ve kömürün, Ege’den zeytinyağının, Bozcada’dan şarabın ve hatta Çengelköy’den salatalağın şahire nakli deniz yolu ile yapılmaktaydı ve mütareke öncesi şehir nüfusu 1.5 milyona yakındı.

 

Nusret Ertürk: Üsküdar Paşa Limanı’ndan Ortaköy’e bakış Resmin Ortasındaki baca hala bu gün de sağlam şekilde duruyor.Beylebeyi Sarayı’nın Gazhanesi’nin bacası.

 

Memduh Tutucu: Bir bilene soruyorum. Resmin sol tarafi Besiktas. Ordan yukari caminin minaresine dogru cikan yokus Serencebey mi?

 

Nusret Ertürk: Ortaköy TRT ye Çıkan Portakal Yokuşu

 

TC Sedat Guler: Serencebey Yokuşu. Şimdiki yıldız yokuşunun başında Nobel İlaç’ın arkasındadır.