Görüben hüsn-i bî-mislin perîşân olmuşam cânâ
Yanuben nâr-ı ruhsârında âtşân olmuşam cânâ
Gürûh-ı âşıkân içre nişânım yok sanub gülme
Cemâlin râhında rüsvâ-nümâyân olmuşam cânâ.
Demişler kim ıyd olmadan selâmın vermez ol dilber
Iydu’l-adhâ olur zannıyla kurbân olmuşam cânâ
Kaşın mihrâb edineli gidüben dîn ü imânım
Senin gibi saneme Şeyh-i Sa’nân olmuşam cânâ
Sürüp dâmen-i pâkinde nice uşşâkı bî-pervâ
Yolunda ben dahî hâk ile yeksân olmuşam cânâ
Perî sûret o Belkıs-veş kadem basmış iken mülke
Seklayen içre nasıl bir Süleymân olmuşam cânâ
Demiş cânân; “lâl-i ruhsârıma rakib nazar kılsun”
Yusuf-asâ bu dem düçâr-ı zindân olmuşam cânâ.
Ne mümkün kesmesün âh yâr kadem-i lütfun ağyardan
Rakîb-i kâfire hırs ile düşmân olmuşam cânâ.
Nazarın kim rakîbi şâdan edicek o dem eyvâh
Ecel-i hükm-i kazâda şehîdân olmuşam cânâ
Yanuben firkat-i hicrinde pervâne-veş ey perî
Şem’i şebistânında nâr u duhân olmuşam cânâ.
Gönül bir dil-rübânın dâmına esir olub kalmış
Pençe-i şîr-i sevdâda gazalân olmuşam cânâ.
Sanurlar Muhtefî mahlâsım kamu âlem içündür.
Senin vücûdunde hâlbuki nihân olmuşam cânâ.
İdris Mahfi Erenler
***
Yanıp bir nar-ı ruhsâra çırağân olduğun var mı
Senin pervâne ve şem’a-şebistân olduğun var mı
Demişsin ey sabâ yok bâğ-ı dilde sünbül-ü efkâr
Hevây-i zülf-i yâr ile perişân olduğun var mı
Gürûh-ı zenperestânın pîriyim demişsin zâhid
Senin beyt-i sanemde Şeyh-i San’ân olduğun var mı
Visâl-i iyd-i adhâyı nice ümid edersin sen
O şuhun katına iydinde kurbân olduğun var mı
Niceler talib-i feyz-i muhabbet olmak isterler
Senin ol tekkey-i uşşâka mihmân olduğun var mı
Züleyhâ’yı murâda nâil olmak hayli müşkildir
Azizim Yusuf-asâ bend-i zindân olduğun var mı
Per-i rûyayı teshir eylemekse maksadın ey dil
Fehîma mülk-i Belkis’e Süleyman olduğun var mı


