———– Çağdaş bir oyuncuyum
İşte ben. Salı’larla, Cuma’larla.
Bembeyaz yüzümü çıkarıyorum
———– Kınından
Tetik sesleri gibi upuzun ellerim
Ellerim sonsuz bir çalgı
Sonsuz bir akşamüstü.
———– Ey bahar geldi gibi
Ey bir gün kuşlar ve herkes
Herkes sallansın, bir şeyler düşünsün
Sesimizi kolaçan edin.
———– Yani açtım radyoyu sonuna kadar
Sonuna kadar kapadım. Düşündüm: Dünyanın
İçinden trenler, lokantalar geçiyordu.
Yüzüm bir boşlukta sallanıyordu.
Ayaklarımda rakı kokusu
Ağaçlarda elma çiçekleri
Durmadan tanrıyı boyadım
Çünkü barbar ve aç
———– Umutsuz çakımdan taşan
————Kuş lekeleri
Alkol rengi gibiyim.
Eskil buruk günlerimi
Bir kadının elmacık kemiklerini
Sona bıraktım
Çünkü bu kuşlar
———– Bu gök, bahar
———– —Yani
Yaralıyor beni
Unutuyorum
Ağzımdaki
ıslığı
Bir
Ağaçta.
Parkta sevişmesem
———– Ölüm
———– Sıcacık galiba aklımda.
Sesimizi kolaçan ettik
Bir kadını, bir alkolü
Kolaçan ettik.
Uzun sakallarımız vardı
Tarihi, ölçülü bedenlerimiz
Yani
———– Çağdaş, mumyalanmış
Durmadan, durmadan gezinen
Bir ölüyü anlatıyorum
Ağaçları
Bir şehri bir ormanı
Anlatıyorum
Anlatıyorum
———– Ben.
Bir kabartma rüzgâr
———– Kirli ellerimde
Yani bir tetik sesini
Aşka falan, güze falan benzetmek
Sandöviç yiyerek, ağlayarak
Bir elinde “MENEKŞE”si sıcacık
Sıcacık.
Sıcacık yani her şey
Ölüm
Vs.
Vs.
Vs.
Galiba.
Kirli ve barbar bir virtüozum ben
Ağzımda sigara dumanları
Akşamı bekleyen adamım
Günü eskiten bir lokmalık ekmekle
Sonsuz ve bembeyaz bir çalgının
Sağrılarında
Kuşları ve
Herkesi düşünen biraz da.
Nasıl olur bilmem
Elimde bir silah kırlara çıksam
Irmaklara karışsam
Renkli magazinler
Acıklı öyküler
Aşk ve
De
MOK
Rasi
Alsam
Yanı
MA.
Unutuyorum: Bana kelebek cesetleri
Gönderen
Bir de sevgilim vardı
Zarflarda falan…
Hatırlıyorsanız.
Çünkü çağdaş ve barbar
———– Benim kanım
Sakallarım
Bir elma büyüklüğünde.
Durmadan ağlarım
Kuşlarla sevişir gibi ağlarım
Bir silah sesi gibi
———– Cebimde
Gazeteler taşırım
———– Fotoğraflar sonra
Sonra geceye
———– Bir çiçek atarım
————— Alkol
Bir otobüs gibi dolaşır
————— Gözlerimde.
Bir şehvet virtüözüyüm ben
Tutan ve sıkan
———– Kadınların oralarını
Koyvermeyen sonra
Kan çıkmalı kan diye
Baharı bekleyen
Kuşları ve çiçekleri arayan
Bir akşam tanrısı
Gibi
Ey
Çünkü mumyalanmış bu dünya
Bahar ve rüzgar mumyalanmış
Ağaçlar mumyalanmış
Her şey ne kadar çok geride
Ne kadar çok uzakta
Ya biz
Biz
Ner’deyiz bay İSA
Söyleyin lütfen
Ceninlerin parklara döküldüğü
Bir Cumartesi (- Ey artık ben)
Ben neyi düşüneyim?
Bariton sesim neyi düşünsün?
Geceyi tefe koyup çalayım mı?
Bir öğle ortasına gömeyim mi
Acılarımı, sevinçlerimi.
Belki afyon çeksem
————– Koştursam
————– Koştursam
————– Ceketimin içinde.
Neden bu çalgılar böyle
O’nun çalgıları
Güzün bedenini sıvazlayan.
Hazırım belki her şeye
————– Brahms’ı dinlemeye
Bembeyaz bir ölü olup
————– Uçmaya havalarda
AH! Ben ağlasam artık
Ağlasam, ağlasam falan
Neden ağlasam?
Bir çare bulsam yaşamaya
İntihar eden adamlar bulsam
Omzumda taşıdım yalnızlık
————– Bir ırmağa dönse
————– Kuşları bir cıgara yapsam
Çağdaş bir oyuncuyum ben
Bir karanfil yapıyorum akşamı
Hem bu ne biçim akşam?
Her şey hazır ve yıkılmaya doğru
Soluğum dağlardan geliyor.
Bir taşra ikindisinden geliyor.
Ben şimdi bir ata binmiş gibiyim
Bir atı seviyor gibiyim
Acımı, umutsuzluğumu
Yükledim günüme
Parmağımı eskiten takvimlerin
Tozunu dumanına katarak geliyorum.
Artık ellerim
Kuştan başka bir şey değildir
Ve bir elma büyüklüğünde sakallarım
Bir tetik sesi gibi galiba
Bay İSA.
——————– 1964 / İzmir
——————– iç. « Yeryüzü Şarkıları » (Tüm Şiirleri 60-08), Boyut Yay., 1.b., İstanbul-Nisan 2008, s. 38-44
——————– iç. « Bir Elma Büyüklüğünde Sakallarım », 1960
