Home revue || dergi || review écrit el fatiha…

el fatiha…

9
0

her gün birbirini izliyor. birbirinden kaçarken biri birilerini kovalıyor. kaçan da aynı, kovalanan da.

gün erken saatlerde başlıyor, geç saatlerde bitiyor ama koskoca den den (“  “) işareti…

gün’e katılanla gün’den eksilen pek birşey yok. ne kaybeden var ne kazanan. ne dövüşen vardı ne barışan. ne yenen vardı ne yenilen.

daha az sözle daha çok iş yapılıp daha çok işle daha az mutlu olunuyor.

gün bile iş’le adlandırılıp işgünü diye çağrılıyor.  yel’leniyor gün.

iyelik ekleri kim olduğunu belirtiyor, carpe diem diye yalvar yakar bakanlar aslında tüketim mabetlerinin aç satıcıları iyeliklerine gözlerini dikmiş sana özgürlüğü, hayatın anlamını nefsini körelterek değil bileyerek  bağırıyorlar…

hamam sabununun esrarına dönüyor gün… o kadar köpürüyor; kendine hayrı dokunmaz, kalıbına baksan adam sanacağın içi kof şişme bir bebek koskoca günler/geceler/aylar/yıllar…

anlatmak için yaşamayanlar, yaşayamadıklarını anlatıyorlar ballandıra ballandıra…

eriyip giden sabunun ruhuna el fatiha.

ne de güzel lavanta kokardı.