Ben Fermuarcı yani Özgür terzi olmayan
Bir tasarım olarak değil kendi tıpkısı
Şiirlerinizi kapatın lütfen
Baştan söyleyeyim arsızım kapatırım!
Diplomamı yırttım az önce attım bir şiir
Gövdemdeki bütün kermeslere katıldım.
Arsızım.
Zapta geçirin!
Evet, arsızım!
Varım!
Bazı şiirlerin kapanması varım gerekiyordu
Ben doğama indirgenmiş bir teselli gelmediğim
İşte bilinsin batı akmak değil usum
Usumu zapta geçin!
Ütün terziler bir cinayete ortaktır.
Bunu herses bilir
Bir terzi uydurulsa ne zaman gövdem
Terziyi mahvetmektim.
İşte nedensiz bir çarşı
Niye bu çarşı?
Kapatmak için ama kapanmak kastetmedim geldim
Çarşı izinlerimi
Bir boşu geri çevirdim masalarda
Bir bahşişin kapatacağı açıkları hesaplamazken
Bütün çağların ağzıma boşaldığı
Kapalıydım.
Bardaklardan,masalardan bir restle kazandığım boşlarla
Bütün kıtlıklar bölüşüldü!
Çarşılar ezberlemişim üstelik kumaşlar bozdurdum
Bütün cinnetler kendiyken ben karışmadım.
Ben yüzüme bir fermuarla başlayan
Sonra uyanmam bir de güneşe fermuar çektim.
Bunları zapta geçirin!
Kasıkların hep uyuduğu kadınlar
Çoraplarına çekilirken,
Terzinin dikmek için ağzını aradığı bir boş
Boşlukları boş vermiş!
Sırası değil,
Bütün mahremlerin patlayacağı
Cinnet ortaklıklarında bir ağız
Öpülmez sırası değil!
Geriler hep unutmak için gerim gerilir!
Şimdi bak bütün kadınlarda başlayan bütün terlerimi devrettim!
Bazen böyle okunası bir ayrılık
Devren utanmayın rica ederim!
Bir gün gelir bütün dükkanım ben iflasımı istemek için
Bir sebeptir kulaklarımı basan sular bu yüzden
Dükkanım ben ölüm açarım
Ki ölüm açık bir şeydir bu yüzden
‘’Ben kapalıdır aslında’’
Ben bu yüzden fermuarcı oldukça zaten.
Terzileri anmıyorum anımsamak varken.
Ben fermuarcı yani Özgür
Sakalımı taradığım,
Bir kadın hep şuralar loş bırakmış
Tekrarlatmayın zaten okulunu bitirmemiş
Okul kısmını tekrar ettirtmeyin!
Çocuklara şeker ve kolonya verdirtmeyin!
Ve fena halde kapalı arsız kapalı uslu!
Sulardan ve atlardan bıktığım sürekli.
Cinayetlerin tekrarlanmasını hazzetmeyenim
Zabıtları zapta geçirin!
Ve ben fermuarcı yani Özgür!
Mütemadiyen şakaklarımı dikeceğim bu şiir
Hep cinayet sonları kendimde oldukça müsaittir
Şiir beyanındadır:
İlan
Fermuarcı Özgür uzun boylu olan Hermes Eşrafından bir Salı günü
Mısır Çarşısında dükkânında makasla kestiği bileklerini kapatacak
bir fermuar bulamayınca beraber gözündeki en büyük çocukla ölü bulundu.
Asla çarşılara inanmadı ki çocukluğuna da inanmadığı söylenir Çarşamba
Günü bütün ölümlerine müteakip asri mezarlıkta bileğinde açtığı
çukurlardan birine bütün asriliğine karşı defnedilecektir.
Cenazeye Çelenk göndereceklerin çelenk yerine
Her terziye bir gül takması rica edilir
Ee ne demişler şiir bu
İmge rafa kalkmaz
Hep kalın kalın.
Alkışlar yükseliyor!
Ben boynuma bakıyorum.
——————– Haziran 2005
——————– iç. « Kırbaç », Yom Yay., 2006
