Home revue || dergi || review écrit kızları öldürdü

kızları öldürdü

4
0

sel gibi silahlı adamlar gerisindeyken
korkunun kusmuklu reçinesiyle
çenesinin ikisi birden
yapışıyor, idrar bacak boşluğunda
sicim gibi sallanıyordu.

O bakımdan cinayeti ışıtacak
bir laf bile alamıyorlardı ağzından  :
Hiçbir mumya  bu yüzün sarardığı denli
sarı bir bezle sarılmamıştır,

Üstelik maktülün üzerinde
çekilmiş bir acının izine
rastlanmıştır bile diyemiyorum.
iğrentiye gözünü kapamak isteyen
cumhuriyetçi okurun
hizmetine koşulacak cinsten
ya da soylu duygularını
ayaklandıracak
dokunaklı  bir şeyler de
yoktu etrafta,
kafası mikserle delinen
yahut fosforla eritilenlerin
ağzının kenarında daima
bulunan bir parça kusmuk dışında.

silah altına aldığı kızları
daha o yaşlarda  domaltıp,
çalılıklara, tepelere
ve de mağaralara doğru
kaçışanları da mühimmatı
tükenene dek tek tek
90 dk. boyunca avlamış
olan bu sıska herif için
maktulün serildiği yerden
çıkıp “orospu çocuğu ”
diyeceğini sanan varsa da
acı çekmenin kuşukusuz
en rafine biçimi olan
seyircideki bu süzme geri zekalılık
korunması gereken denge
ve saflık için
kurbanlarını şiir dinleterek
parcalara ayiran  meşhur charles manson’un
dediğini derim biraz da, davul tozu:
bir tetik,
aşağıdan bakana Allah
yukarıdan bakana
orostopolun çocuğu
ve de yannızca
tam karşıdan bakana
“babasının oğlu”.

Ama dinlenmenin imkansız olduğu  
güneyin bu  toprağında
verilen her mola öldürücü
bir hata oluyordu o yüzden de
egzozla saçaklanmış göz
(bu belki de gözün en nemli saatleri)
ve de aşırı sıcaktan kurumuş kulak,
ayaküstü kesildi bu defa
havadan gelen tek bir dedikoduya:
“bu olanlardan
tüm eşyaları istif edenler sorumlu”

yani kızcağızın ömrünün
ilk çeyreğine  bir bakın allahaşkına:
neredeyse seçkin bir bakireydi
-aşkını ilan edecek biriyse
hiç değil, (ama işte duyurdu
ancak bir kargaşayla)
ranzalı vangog mavisinden
bir odada kamçı gibi uzun kolları
tutkulu kıvrak bacakları yerine
şimdi karnının geniş alt kadranına
yapışmış pıhtılı eteğin altından
iki yana açılarak  sarkan  
fos memeler stampa izleri yüzünden
okunmaz hale gelmiş tek bir mem taşıyor:
“ölm*%dn önce bir bardak su &%&?*”

(benim etraftan duyduğumsa
daha dün öğle üstü kız
yan yana  dikilmiş
bu fare suratlıyla.
iki de bir parmaklarını
bir yerde dolaştırdığı
ya da bir ayağını salladığı
bile olmamış haybecinin aylarca
atkısının ucunu kemirip
durması ve de bir şey yerken
lokmayı gırtlağına kadar
ittirmesi dışında
hakkında söylenecek bir şey vardır da
diyemem :  yalnız daima aç.
Bir de doydukça değişen ağzını
bir gün açıp neyse ki:
kızlar çocuk yüklüdür, demiş
erkeklerse viski köpüğü.
ödemediği borçları yüzünden
geçen seneki o sabah
birkaç kişiyi de yumruklayınca
ölesiye mahzun yüzlü ve
üzgün bakışlı bu piyazcının
çok çalışıp borçlarını ödemeye
karar vermiş kız o anda,
yalnız bir oturuşta üç kişilik yiyeceği belli.)

belki de bir kelime bile etmeden
bakireyi buracıkta boğazlamasaymış
bu dünya bir yol olabilirmiş

yağları düzgünce ayıklanmış develerin
cennetine dosdoğru ama öyle değil işte
başa gelen çekilecek, kaldırım aralarında
“ceza” dinliyor çocuklar:

“üzüntüsü anlayamadığı korkunç şeylerle dopdolu”