Bu örümcek,
o örümcek,
alnımın ortasında
yatan örümcek.
Karnıma yerleşen,
ayaklarımdan tırmanan.
Sayamadığım
kadar öldürdügüm
adamlardı ışıklar
saçılan camlar
batar kimliğime
tenimde evcilleşen
örümcek.
Aldatmaya meyilli
kadınlar tadında
baktığım
sahile bırakılan günahlar kadar
çoktu deniz kabukları
boynumuzda
kıramadığım
ezemedigim örümcek.
istasyonları geçerken
küfrettigim
gözlerinde teknelerini
biriktirdigim şehirler
tüylerime dadanan örümcek.
Adlarını unutuğum
dizelere bacaklarını
gömdüğüm
çocuğumu ellerinde götüren
kapısını çalıp gizlendiğim
sokak arkalarında
nasırlarımda ayaklarını sakladığım
örümcek.


